Furkan Berk Oğuzer – İzem Bilinmiş – Prof. Dr. A. Nurşen Başaran
Summary
Heavy metals, such as lead, mercury, cadmium, arsenic, and chromium, as well as per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS), are significant public health concerns due to environmental and occupational exposure. Industrialization, mining activities, energy production, waste management, and consumer products contribute to the release of these substances into the environment. Chemicals entering the human body through air, water, soil, and the food chain can cause lasting health effects due to their long biological half-lives and tendency to accumulate in tissues. Heavy metals enter the body through respiration, digestion, and the skin. Exposure duration, dose, and chemical form are key factors that determine toxicity levels. Toxic effects are mostly associated with increased reactive oxygen species, suppression of the antioxidant defense system, impaired enzyme function, and DNA damage. These cellular processes are linked to neurological disorders, cardiovascular disease, kidney and liver damage, reproductive system effects, and various types of cancer. The International Agency for Research on Cancer has classified some heavy metal compounds as definite or probable carcinogens in humans. PFAS are persistent in the environment due to their strong carbon-fluorine bonds, and they resist degradation in biological systems. Food and drinking water are the main sources of exposure to PFAS. Chronic exposure to PFAS is associated with multisystem dysfunction, including immunological, endocrine, cardiovascular, and neurological effects, and it poses a considerable environmental health risk. Priorities for protecting public health include reducing exposure, strengthening environmental monitoring efforts, and developing risk assessment approaches.
***
Özet
Çevre Sağlığı Kapsamında Ağır Metaller ve PFAS Maruziyeti: Mesleki ve Çevresel Toksikoloji Açısından Riskler ve Öncelikler
Kurşun, civa, kadmiyum, arsenik ve krom gibi ağır metaller ve per- ve polifloroalkil maddeler (PFAS), çevresel ve mesleki maruziyet açısından önemli halk sağlığı sorunları arasında yer alır. Sanayileşme, madencilik faaliyetleri, enerji üretimi, atık yönetimi ve çeşitli tüketici ürünleri söz konusu maddelerin çevresel ortamlara yayılmasına yol açar. Hava, su, toprak ve gıda zinciri aracılığıyla insan vücuduna giren kimyasallar, uzun biyolojik yarı ömürleri ve dokularda birikme eğilimleri nedeniyle kalıcı sağlık etkilerine neden olabilir. Ağır metaller organizmaya solunum, sindirim ve deri yoluyla girer; maruziyet süresi, doz ve kimyasal form toksisite düzeyini belirleyen temel faktörlerdir. Toksik etkiler çoğunlukla reaktif oksijen türlerinin artışı, antioksidan savunma sisteminin baskılanması, enzim fonksiyonlarının bozulması ve DNA hasarı ile ilişkilidir. Ortaya çıkan hücresel süreçler nörolojik bozukluklar, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek ve karaciğer hasarı, üreme sistemi etkileri ve çeşitli kanser türleriyle bağlantılıdır. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı bazı ağır metal bileşiklerini insanlarda kesin ya da olası kanserojen olarak sınıflandırmıştır. PFAS güçlü karbon–flor bağları nedeniyle çevrede kalıcıdır ve biyolojik sistemlerde parçalanmaya direnç gösterir; gıda ve içme suyu başlıca maruziyet kaynaklarını oluşturur. Kronik maruziyet, immünolojik, endokrin, kardiyovasküler ve nörolojik etkiler dâhil olmak üzere çoklu sistem bozuklukları ile ilişkilidir ve önemli bir çevresel sağlık riski oluşturur. Maruziyetin azaltılması, çevresel izleme çalışmalarının güçlendirilmesi ve risk değerlendirme yaklaşımlarının geliştirilmesi halk sağlığının korunması açısından öncelik taşır.






