Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon insanı etkileyen böbrek hastalıkları, sağlık otoriteleri tarafından uzun süre boyunca esas odak noktasına alınmamıştır. Avrupa’da en hızlı artan ölüm nedeni olan Kronik Böbrek Hastalığının (KBH), 2050 yılına kadar küresel çapta 5., Avrupa’da ise 3. en sık görülen ölüm nedeni olması beklenmektedir. Son dönemde Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ) tarafından KBH’nin ayrı bir başlık olarak ele alınması, hastalığın kontrolü, önlenmesi ve takibi konusunda umut verici yeni bir dönemi başlatmıştır.
DSÖ ve BM’den Tarihî Kararlar: KBH Artık Öncelikler arasında
KBH, uzun yıllar boyunca maligniteler, diyabet veya kardiyovasküler hastalıkların gölgesinde kalmıştır. 2025 yılından itibaren DSÖ ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası otoritelerce alınan kararlar KBH’nın önceliklenmesi için yeni bir fırsat oluşturmuştur.
- Mayıs 2025 DSÖ Kararı: 78. Dünya Sağlık Asamblesinde (WHO Genel Kurulu) kabul edilen böbrek sağlığı kararı, KBH’ye karşı küresel mücadelede dönüm noktası olmaya adaydır. Karar; özetle, üye devletleri böbrek hastalıklarının önlenmesi, erken teşhisi ve yönetimine yönelik uygulamaları ulusal sağlık politikalarına entegre etmeye davet etmektedir. Ayrıca, diyaliz veya böbrek nakli gibi böbrek replasman tedavileri de dâhil olmak üzere temel bakım ve tedavilere yönelik kapsayıcı sağlık güvencesine duyulan gereksiniminin de altını çizmektedir. Bu kapsamda, ulusal sağlık bilgi sistemlerinin güçlendirilerek böbrek hastalıklarının ulusal yükünün, morbidite/mortalite oranlarının ve tedaviye erişimin daha yakından takip edilmesi hedeflenmektedir.
- Kararın diğer ayrıntıları için link: https://apps.who.int/gb/ebwha/pdf_files/EB156/B156_CONF6-en.pdf
- KBH’nin BM Gündemi’ne dâhil olması : Bu tarihî adımın hemen ardından 25 Eylül 2025’te BM, böbrek hastalıklarını Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar (NCD) Bildirgesine dâhil etmiştir.
Bu hamleler ile böbrek hastalıkları; kanser, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve solunum yolu hastalıkları gibi sağlık sistemleri tarafından önceliklendirilmesi önerilen başlıca hastalıkların arasına resmen katılmış olmaktadır.
KBH Gelişimindeki Temel Risk Faktörleri, Değişen Epidemiyoloji ve “CKDx”
Kronik böbrek hastalığını önlemenin ilk adımı, kimlerin risk altında olduğunu doğru belirlemektir. Günümüzde değişmekte olan KBH epidemiyolojisi; artan aşırı kilo/obezite oranları, diyabet, hipertansiyon ve değişen genetik yapılar tarafından şekillenmektedir.
- Diyabet ve hipertansiyon KBH için bilinen en önde gelen risk faktörleridir.
- Bununla birlikte, böbrek replasman tedavisine (KRT) ihtiyaç duyan böbrek yetmezliği için en yaygın risk faktörü aslında ileri yaştır. KRT’ye başlayan hastaların yüzde 50’sinden fazlası 65 yaş ve üzerindedir. Yaşa dayalı kanser tarama programlarında olduğu gibi ileri yaşın getirdiği bu yüksek risk, KBH için de geniş çaplı tarama stratejilerinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
- Nedeni Tam Olarak Bilinmeyen KBH: Risk faktörleri ve etiyoloji değerlendirilirken, “Nedeni Tam Olarak Bilinmeyen KBH” (CKDx) kavramı da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Kapsamlı bir etiyolojik incelemeye rağmen altta yatan nedenin bulunamadığı vakaları yansıtan bu durum, hastalığın sadece metabolik faktörlere bağlanamayacağını göstermekte ve farklı etiyolojilerin saptanması için temel ve klinik araştırmaların sürekli devam etmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Nitekim Avrupa’da diyaliz gibi KRT alan kadın ve erkeklerin yüzde 50’sinden fazlasında altta yatan neden diyabet veya hipertansiyon değil; nadir görülen genetik/glomerüler hastalıklar, konjenital anomaliler veya bu son bahsedilen nedeni tam olarak bilinmeyen KBH’dır (CKDx).
ERA’nın ABCDE Çerçevesi ve Toplumsal Erişilebilirlik
Avrupa geneline kapsamlı çalışmalar yürüten uluslararası nefroloji uzmanlık derneği -European Renal Association (ERA), KBH’nın öncelikler arasına alındığı sürece liderlik etmek amacıyla farklı kampanyalar hayata geçirmektedir. ERA’nın bu vizyonun omurgasını, Kardiyovasküler-Böbrek-Metabolik (CKM) sağlığın erken teşhisi için geliştirilen ABCDE çerçevesi oluşturmaktadır:
- A – Albüminüri: Böbrek hasarının en erken ve en net göstergelerinden biridir.
- B – Kan Basıncı (Blood pressure): Kan basıncının genel popülasyonda belirli aralıklarla ölçülmesi gereklidir. Yüksek saptandığında (>140/90 mmHg) ise hedefler içerisinde olacak şekilde tedavi verilmesi, vasküler ve renal korumanın temelini oluşturmaktadır.
- C – Kolesterol ölçümü ve kontrolü: Kardiyovasküler risk yönetimi için kritik bileşenlerin arasındadır.
- D – Diyabet: Özellikle tip 2 diyabet, KBH için önemli risk faktörlerinden biridir ve kan şekeri kontrolü, KBH progresyonunu yavaşlatmada anahtar rol oynamaktadır.
- E – Tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı (eGFR): Böbrek fonksiyonunun temel ölçütü olarak birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında genel popülasyonda belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.
ABCDE çerçevesinin başarılı olabilmesi için, bu değerlendirmelerin sağlık sistemleri tarafından sağlanması, genel toplum tarafından kolayca ulaşılabilir olması ve sağlık sigorta sistemleri tarafından karşılanması mutlak zorunluluklar arasındadır. Ne yazık ki günümüzde albüminüri (A) testi, yüksek gelirli Avrupa ülkelerinde bile diyabet hastaları dışında genellikle geri ödeme kapsamında yer almamakta ve rutin olarak uygulanmamaktadır. Albüminüri testinin kullanım oranının bu denli düşük olması, erken evre KBH tanı oranlarını da düşürmektedir.
Erişilebilir taramalar, literatüre yeni giren “Pre-KBH” (Pre-CKD) evresini yakalamak için de şarttır. Henüz kesin KBH tanısı olmayan bu evredeki bireylerin (örneğin albüminürisi 10-29 mg/g arasında olan veya eGFR’si yaşına göre beklenenden düşük seyreden kişiler), böbrek yetmezliğine gidiş riskleri diğer genel popülasyona göre daha yüksektir. Bu kişilerin erken tespiti ancak tüm ABCDE testlerinin toplumun her kesimi için kolayca erişilebilir olmasıyla mümkün olabilecektir.
Sürveyans ve Dijital Dönüşüm
Sağlık sistemlerinde çok yönlü bir kayıt sistemi ve risk haritalandırma modeli oluşturmak, yukarıda bahsedilen etiyolojik tanı boşluklarının (özellikle CKDx ve nadir hastalıkları) doldurulmasına yardımcı olabilir. Farklı disiplinleri bir araya getiren yapay zekâ ile de desteklenmiş araştırma projeleri, yeni biyomarkerların da geliştirilmesi ile, erken tanı, tedavi ve izleme yönelik verimli sistemlerin geliştirilmesine aracılık edebilecektir.
Kaynaklar
1) European Renal Association (ERA) Council:; Torra R, Goumenos DS, et al. ERA’s ABCDE framework for kidney disease prevention: turning the WHO kidney health resolution into action. Nephrol Dial Transplant. 2026 Mar 31;41(4):793-801.
2) Reducing the burden of noncommunicable diseases through promotion of kidney health and strengthening prevention and control of kidney disease. WHO. https://apps.who.int/gb/ebwha/pdf_files/EB156/B156_CONF6-en.pdf (Erişim Tarihi: 09.07.2026).







