Sağlık Günlüğü (Blog)

Sağlık Hizmetlerinde Memnuniyetin Ölçümü: Metodolojik Bir İnceleme

1495

Toplum ve Hekim Dergisi’nin Ocak-Şubat 2026 sayısında yer alan “Türkiye’de Kamu Hastanelerinin Dönüşümü” başlıklı yuvarlak masa toplantısının notlarını okurken, Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın 57. sayfadaki şu ifadeleri dikkatimi çekti:

“OECD’nin 2 hafta önce yayınladığı raporda Türkiye son 10 yılda sağlık hizmetlerinden memnuniyetin 30 puanla en fazla düştüğü ülke olarak tanımlandı. %71’den %41’e düştü Türkiye’deki memnuniyet. Ve bu %41’le memnuniyetin en düşük olduğu 3 ülkeden bir tanesi.” (1)

Sağlık Bakanlığının uzun yıllardır “sağlıkta dönüşüm” başarılarını ve artan memnuniyet oranlarını paylaştığı bir ortamda bu bulgu oldukça çarpıcıydı. Kaynağı merak edip incelediğimde, OECD’nin Health at a Glance 2025 raporunda yer alan Şekil 5.2’nin (Figure 5.2: Population satisfied with availability of quality healthcare in area where they live, 2024 and 2014) tam olarak bu bulguları içerdiğini gördüm (2). Peki, nasıl oluyor da bir yanda sağlık hizmetlerinden memnuniyetin %70’lere vardığını ilan eden ulusal raporlar dururken, diğer yanda aynı toplumun sadece %41’inin memnun olduğunu söyleyen uluslararası raporlar bulunuyor? Hangi oran “gerçek” memnuniyeti yansıtıyor?

Bu farkı anlamak için, verilerin arka planına geçip memnuniyetin nasıl ölçüldüğüne ve araştırma metodolojilerinin sonucu nasıl şekillendirdiğine birlikte bakalım.

Sağlıkta Memnuniyet Ne Anlama Gelir?

Memnuniyet verilerini tartışmaya başlamadan önce kavramsal olarak neyi ölçtüğümüzü netleştirmek gerekir. Hasta veya hizmet alan memnuniyetinin yüksek çıkması, her zaman sağlık sisteminin kusursuz çalıştığı anlamına gelir mi?

Sağlık hizmeti, doğası gereği yüksek düzeyde bilgi asimetrisi (information asymmetry) barındırır. Hizmeti alan bireyler, kendisine uygulanan tıbbi tetkik, teşhis veya tedavinin teknik olarak ne kadar doğru, gerekli veya güncel olduğunu değerlendirebilecek yetkinliğe genellikle sahip değildir. Şikâyetinin gerilemesi hasta için en temel memnuniyet kriteri olsa da belki de kendisine çok daha az yan etkili, daha ucuz, daha kolay veya daha güvenli bir tedavi uygulanabilirdi. Dolayısıyla hasta memnuniyeti, doğrudan “klinik kalite” ile eş değer değildir.

Hasta memnuniyeti; hizmeti alanların beklentileri, ihtiyaç algıları ve aldıkları hizmetin niteliklerinin bileşiminden oluşan çok boyutlu bir kavramdır (3). Bu değerlendirme, hizmetin alındığı yer ve sunulan hizmet türü ile sınırlı kalmakta; klinik süreçler ile klinik dışı unsurların (iletişim, konfor, kurumsal ortam vb.) birlikte tartıldığı öznel bir algıyı yansıtmaktadır (3).

Bu noktada karşımıza çok boyutlu bir yapı çıkar. Bireylere sağlık hizmetlerinden memnuniyeti sorduğumuzda hekimin güler yüzünü mü, randevu bulma kolaylığını mı, hastane binasının yeniliğini mi, otelcilik hizmetlerini mi, yoksa bürokratik engelleri mi değerlendirmektedir?

Türkiye’deki Güncel Memnuniyet Verileri

Türkiye’de sağlık hizmetlerinden memnuniyeti ölçen araştırmalara ait temel bilgiler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Tablo 1: Türkiye’de Sağlık Hizmetlerinden Memnuniyeti Ölçen Ulusal ve Uluslararası Araştırmaların Karşılaştırılması

Araştırma / KaynakTemel Odak NoktasıSorulan SoruÖlçek YapısıTürkiye Verisi
TÜİK – Yaşam Memnuniyeti 2025 (4)Genel Hizmet Algısı“Aldığınız sağlık hizmetinden genel olarak memnun musunuz?”5’li Likert   Çok memnun → Hiç değil%69,4 Memnun
OECD / Gallup World Poll 2024 (2,5)Hizmet Bulunabilirliği ve Erişim“In the city or area where you live, are you satisfied or dissatisfied with the availability of quality healthcare?”   “Yaşadığınız şehirde veya bölgede, kaliteli sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinden memnun musunuz?”İkili / Binary   Memnun / Memnun değil%41 Memnun (OECD Ort. %64)
TGSS 2024 (6)Hizmetin Genel Durumu“Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin günümüzdeki genel durumunu nasıl buluyorsunuz?”5’li Likert   Son derece kötü → Son derece iyi%35 İyi / Son derece iyi   %34 Kötü / Son derece kötü

 

Ölçüm Araçlarının Anatomisi: Kim, Nasıl Ölçüyor?

Farklı araştırmaların metodolojisine ve soru tasarımlarına yakından baktığımızda, sorulan soruların niteliği ve neyi temsil ettiği daha net anlaşılmaktadır.

1. TÜİK Yaşam Memnuniyeti Araştırması (YMA)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl Türkiye genelini temsil eden 18 yaş ve üzerindeki bireyleri kapsayan hanehalkı örneklemiyle yaklaşık 5.000 hane ve 10.000 kişiye ulaşır. Anketörler aracılığıyla hanelerde yüz yüze CAPI (Bilgisayar Destekli Kişisel Görüşme) yöntemiyle yürütülen araştırmada şu soru sorulur:

“Aldığınız sağlık hizmetinden genel olarak memnun musunuz?”

(1-Çok memnun, 2-Memnun, 3-Orta, 4-Memnun değil, 5-Hiç memnun değil)

TÜİK 2025 verilerinde kamu sağlık hizmetlerinden memnuniyet %69,4 memnun, %15,4 orta ve %14,9 memnun değil şeklinde dağılmaktadır. Araştırma doğrudan hastane bekleme salonlarında hizmet alanlara değil genel nüfusa uygulansa da soru kökü “aldığınız hizmet” ifadesine dayandığı için, vatandaşların geçmiş kişisel tedavi deneyimlerini merkeze alan bir değerlendirme ortaya koymaktadır (Doğrudan hizmeti aldığı andaki hasta tecrübesi ise Sağlık Bakanlığının SABİM ve SKS iç denetim anketleriyle ölçülmekte ancak bu veriler kamuoyuna açık yayımlanmamaktadır).

2. OECD / Gallup World Poll (GWP)

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) Health at a Glance 2025 raporundaki %41’lik memnuniyet oranı, doğrudan Gallup World Poll (GWP) veri setinden çekilmektedir. Gallup, birçok ülkede 15 yaş üzeri sivil nüfusu temsil eden ortalama 1.000 kişilik örneklemlerle yüz yüze görüşme veya Rastgele Rakam Araması (RDD – Random Digit Dialing) tekniğine dayalı telefon anketleri aracılığıyla çalışır. Araştırmada şu soru sorulur:

“In the city or area where you live, are you satisfied or dissatisfied with the availability of quality healthcare?”

(Yaşadığınız şehirde veya bölgede, kaliteli sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinden memnun musunuz?)

Cevap anahtarı binary (ikili) yapıdadır Satisfied (Memnunum) veya Dissatisfied (Memnun değilim). Gri alan bırakılmaz. Soru sadece “aldığınız tedavi” ile değil, “kaliteli hizmetin mevcudiyeti/erişilebilirliği” ile ilgilidir. Dolayısıyla sadece alınan hizmetten memnuniyet değil, aynı zamanda hizmete erişim de doğrudan bu veriyi etkilemektedir. Bu araştırmaya göre ülkemizde sağlık hizmetlerinden memnuniyet %41 olup OECD ortalaması olan %64’ün altındadır.

3. Türkiye Genel Sosyal Araştırması

Türkiye Genel Sosyal Araştırması (TGSS), 2024 yılında Türkiye genelinde 18 yaş ve üzerindeki yetişkin nüfusu temsil eden olasılıklı örneklem grubuyla yüz yüze veya kendi kendine doldurulan anket yöntemi kullanılarak yürütülen bağımsız bir akademik araştırmadır. TGSS, hem hizmetin durumunu hem de erişilebilirliği iki ayrı soruyla ölçer:

  • Hizmet Durumu:

“Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin günümüzdeki genel durumunu nasıl buluyorsunuz?”

(Son derece kötü: %14, Kötü: %20, Ne iyi ne kötü: %30, İyi: %28, Son derece iyi: %7).

  • Erişim Durumu:

“Yaşadığınız yerde sağlık hizmetlerine erişiminiz ne kadar kolay ya da zordur?”

(Çok zor: %6, Zor: %13, Ne kolay ne zor: %19, Kolay: %45, Çok kolay: %18).

Erişimi kolay / çok kolay bulanlar %63 iken, sistemin genel durumunu “iyi veya çok iyi” bulanların %35’te kalması; halkın hizmete bir şekilde ulaştığını ancak sunulan hizmetten memnun olmadığını göstermektedir.

4. Diğer Çalışmalar ve Uluslararası Yaklaşımlar

Bu üç araştırma haricinde, hem ulusal düzeydeki doğrudan hasta tecrübesini hem de uluslararası ölçeklerin konuyu ele alış biçimlerini gösteren diğer çalışmalara değinmek gerekir:

a) Ulusal Düzeyde Doğrudan Hasta Deneyimi: Birinci vd. (2024) Çalışması (7)

Sağlık Bakanlığı bürokratları ve akademisyenlerce hazırlanan bir çalışmada, 2016-2023 yılları arasında hizmet alan 11.421.857 hastanın toplam 37.674.978 değerlendirmesi analiz edilmiştir. 207.339 hekimin değerlendirildiği bu çalışmada:

  • Genel sağlık hizmeti puanı 100 üzerinden 80,4 çıkmıştır.
  • Hekim puanı 82,0, hekim dışı personel puanı 78,4, temizlik puanı 77,7’dir.
  • En yüksek memnuniyet Aile Sağlığı Merkezlerinde (94,62); en düşük memnuniyet ise Kadın Doğum/Çocuk Hastanelerinde, Acil Servislerde, Ağız-Diş Sağlığı ve Dermatoloji kliniklerinde görülmüştür.

b) Uluslararası Araştırmalar: ESS ve WVS

Her ne kadar güncel versiyonlarında Türkiye verisi bulunmasa da, uluslararası ölçeklerin memnuniyeti kavramsallaştırma biçimi ufuk açıcıdır:

  • European Social Survey (ESS): Sağlık hizmetlerinin durumunu 0 ile 10 arasında değişen sayısal bir aralıkta ölçer (8):


“What do you think overall about the state of health services in [country] nowadays?”
(Genel olarak bugünlerde [ülkede] sağlık hizmetlerinin durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?)

00: Extremely bad (Son derece kötü) → 10: Extremely good (Son derece iyi)

Anket kod kitabındaki metodolojik dipnotta soru şöyle tanımlanır:
“’state of health services’: covers issues of quality, access and effectiveness/efficiency.”
(“sağlık hizmetlerinin durumu”: kalite, erişim ve etkinlik/verimlilik konularını bir arada kapsar).


Yani ESS; kalite, erişim ve verimlilik boyutlarını tek bir birleşik (composite) değişkende toplar.

  • World Values Survey (WVS): Ulusal sistem memnuniyetini ve yerel hizmet kalitesini iki ayrı soruyla ölçer (9):
  • Ulusal Sistem Memnuniyeti:

“How satisfied are you with the healthcare system in our country?”

(Ülkemizdeki sağlık sisteminden ne derece memnunsunuz?)

Completely satisfied (Tamamen memnun), Rather satisfied (Oldukça memnun), Rather dissatisfied (Pek memnun değil), Completely dissatisfied (Hiç memnun değil).

  • Yerel Hizmet Kalitesi:

“In the city or area where you live, are you satisfied or dissatisfied with the quality of health care?”

(Yaşadığınız şehirde veya bölgede, sağlık hizmetlerinin kalitesinden memnun musunuz yoksa memnun değil misiniz?)

Very satisfied (Çok memnun), Fairly satisfied (Oldukça memnun), Fairly Dissatisfied (Pek memnun değil), Very dissatisfied (Hiç memnun değil).

  • OECD Trust Survey (Survey on Drivers of Trust in Public Institutions): OECD tarafından iki yılda bir yürütülen bu araştırmada sağlık hizmetlerinden memnuniyet, son 12 ay içinde sağlık hizmeti almış olan kullanıcılara şu soru yöneltilerek sorgulanır (10, 11):

“On a scale of 0 to 10, how satisfied are you with the healthcare system in [COUNTRY]?”

(0 ile 10 arasında bir ölçekte, [Ülke]’deki sağlık sisteminden ne derece memnunsunuz?)

0: Not at all satisfied (Hiç memnun değilim) → 10: Completely satisfied (Tamamen memnunum)

Metodolojik İncelikler: Ne Sordunuz, Nasıl Sordunuz, Kime Sordunuz?

Araştırmaların sonuçları arasındaki belirgin farkların arkasında bazı temel metodolojik yanlılıklar (bias) yatmaktadır:

1. Seçim Yanlılığı (Selection Bias) ve Hizmet Bağımlılığı

Sağlık Bakanlığı’nın kendi iç bünyesinde (SABİM, SKS iç denetim anketleri veya e-Nabız üzerinden yapılan Birinci vd. çalışmasında olduğu gibi) yürüttüğü değerlendirmeler, doğrudan hizmeti almış olan bireylere, alınan hizmetin hemen ardından uygulanır.

Buradaki temel yöntemsel kısıt Seçim Yanlılığıdır (Selection Bias). Hizmeti alabilmiş kişi için sistemdeki en büyük engel (randevu bulma, hastaneye ulaşma) zaten aşılmıştır. Katılımcı artık bekleme salonundaki engelleri değil; hekimin ilgisini, hekim dışı personelin tutumunu ve hastanenin temizliğini puanlar. Oysa haftalarca MHRS’den randevu arayıp bulamayan, sistem dışı kalan veya pes eden kitle bu “hizmet sonrası” anketlerin örneklemine dâhil edilmez. Hizmete erişenlerin memnuniyeti ile sisteme hiç giremeyenlerin algısı aynı evreni temsil etmez. Genel nüfus araştırmaları (TÜİK, Gallup, TGSS) ise sisteme giren-giremeyen tüm bireyleri kapsadığı için erişim sorunları bu anketlerde doğrudan su yüzüne çıkar.

2. Ölçülen Kavram ve Soru Odağı: Geçmiş Deneyim vs. Anlık Erişim

Genel nüfus örneklemlerine uygulanan araştırmalar kendi aralarında kıyaslandığında da sordukları soruların odağı tamamen farklılaşır. TÜİK YMA, genel hanehalkı örneklemine “Aldığınız sağlık hizmetinden genel olarak memnun musunuz?” sorusunu yöneltir. Katılımcı bu soruya yanıt verirken geçmişte bir şekilde aldığı sağlık hizmetini, sağlık çalışanının tutumunu veya hizmetin sonucunu hatırlayarak değerlendirme yapar. OECD/Gallup anketi ise “Yaşadığınız bölgede kaliteli sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğinden memnun musunuz?” sorusuyla doğrudan güncel bulunabilirlik ve erişim kolaylığını sorgular. Birey geçmişte aldığı tedaviden memnun olsa bile, son dönemde yaşanan MHRS randevu bulma zorlukları veya cepten yapılan sağlık harcamaları nedeniyle Gallup sorusuna “Memnun değilim” yanıtını vermesi mümkündür. Dolayısıyla bir taraf geçmiş hizmet tecrübesini, diğer taraf sisteme erişim imkânını ölçmektedir.

3. Ölçek Hassasiyeti ve Raporlama Biçimi

Verilerin kamuoyuna nasıl sunulduğu da algıyı yönlendirir. 5’li Likert ölçeği kullanılan bir araştırmada “Orta / Ne iyi ne kötü” yanıtını verenlerin nereye dahil edildiği önemlidir. Nitekim TGSS verilerinde toplumun %14’ü sağlık hizmetlerini “son derece kötü”, %20’si “kötü”, %30’u ise “ne iyi ne kötü” bulmaktadır. Bu veri iki farklı sunumla servis edilebilir:

  • Kurumsal / Resmi Perspektif: “Halkın sadece %14’ü sağlık sistemini son derece kötü buluyor.”
  • Eleştirel Perspektif: “Halkın %65’i sağlık hizmetlerini iyi bulmuyor!”

İkisi de aynı istatistiki tablodan beslenir ancak tamamen birbirine zıt politik ve sosyal mesajlar üretir.

Elbette bulgular arasındaki farklılıkları açıklayan metodolojik incelikler bu üç başlıkla sınırlı değildir. Araştırma literatüründe sağlık memnuniyeti algısını doğrudan biçimlendiren; vatandaşın hizmet almadan önceki beklenti düzeyi (Expectation Gap), hafızanın en son veya en belirgin tecrübeyi hatırlama eğilimi (Recall Bias / Recency Effect), anket formundaki soru sırasının katılımcı üzerinde yarattığı duygusal ortam (Context Effect) ve hizmete ulaşmak için harcanan çabayı psikolojik olarak olumlamaya çalışan bilişsel rasyonalizasyon mekanizmaları (Post-hoc Rationalization) da bulguların arkasında gizli birer aktör olarak rol oynayabilir.

Somut Bir Örnek: Sağlık İstatistikleri Yıllığında Sağlık Hizmetlerinden Memnuniyet Oranları

Tüm bu bahsettiğimiz metodolojik inceliklerin, kavramsal ayrışmaların ve soru farklarının kamusal alandaki somut yansımasını görmek için uzağa gitmeye gerek yok.

T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024’ün (12) “Uluslararası Karşılaştırmalar” bölümünü açıp Şekil 8.37’yi incelediğimizde çarpıcı bir durumla karşılaşıyoruz. Söz konusu şekilde Türkiye’yi diğer OECD ülkeleriyle sağlık hizmetlerinden memnuniyet hususunda yan yana sütunlarla kıyaslanmaktadır. Ancak grafiğin altındaki Kaynak dipnotuna bakıldığında şu ifade yer alır:

Kaynak: TÜİK Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2024, OECD Trust Survey 2023.

OECD Trust Survey araştırması, 30 OECD ülkesinde ağırlıklı olarak çevrim içi yürütülen sağlık sisteminden memnuniyeti 0 ile 10 arasında değişen 11’li bir ölçekle ölçen uluslararası bir çalışmadır. Bakanlık ise Türkiye’nin oranını yazarken TÜİK’in 5’li Likert ölçeği kullanan ve yüz yüze görüşmeyle katılımcının kişisel hizmet tecrübesini ölçen Yaşam Memnuniyeti Araştırması verisini alırken; şekildeki diğer tüm OECD ülkelerinin verilerini ise OECD’nin çevrim içi panellerle ve 11’li ölçekle topladığı Trust Survey araştırmasından kullanmıştır.

Araştırma metodolojisinin en temel ilkelerinden biri, farklı çalışmaları karşılaştırabilme için ancak aynı ölçüm araçları, aynı veri toplama teknikleri ve aynı ölçek yapısı kullanılmalıdır. Her ne kadar her iki araştırmaya da sağlık hizmetinden yakın zamanda yararlananlar katılmış olsa da soru kurgusu, veri toplama yöntemi ve ölçek yapısı tamamen birbirinden farklı iki ayrı araştırmanın verilerini aynı grafikte yan yana sütunlar hâlinde sunmak, metodolojik açıdan geçerli bir karşılaştırma zemini oluşturmaz. Resmî sağlık göstergelerinde bu tür temel yöntem farklılıklarının göz ardı edilmesi, memnuniyete dair sağlıklı bir veri okumasının önüne geçmektedir. Bu arada, OECD Trust Survey 2023’e ülkemizin dâhil edilmediğini ekleyelim.

Ne Yapmak Lazım?

Sağlık politikası oluştururken ve sistem performansını değerlendirirken verilere mutlak doğruluk atfetmek veya onları tamamen reddetmek kanıta dayalı sağlık politikaları üretirken hatalar yapmamıza neden olabilir. Bu kapsamda yapılması gerekenler şöyle özetlenebilir:

  1. Temkinli Olmak ve Kavramları Karıştırmamak: “Memnuniyet” kelimesini duyduğumuzda derhal sormalıyız: Hangi memnuniyet? Bireyin hekimin tutumundan duyduğu memnuniyet mi, yoksa 3 ay sonrasına poliklinik randevusu bulabilme imkânı mı?
  2. Politik İllüzyonlara Karşı Dikkatli Olmak: Bakanlığın TÜİK ile OECD verilerini aynı sepete koyan kıyaslama örneğinde olduğu gibi, veri okuryazarlığını artırmak zorundayız. Farklı gruplarda farklı soru tipleriyle yapılan araştırmaların bulguları birbiriyle karşılaştırılmamalı.
  3. Boylamsal İzlemeye Odaklanmak: Bir araştırmanın sonucunu başka bir araştırmayla kıyaslamak yerine; aynı metodolojiyi uygulayan tek bir araştırmanın kendi içindeki yıllar arası değişimine bakılmalıdır. OECD/Gallup araştırmasında Türkiye 10 yılda %71’den %41’e gerilemiştir. Keza TÜİK’in kendi serisi içerisindeki değişimleri incelendiğinde, 2003 yılında %39,5 olan memnuniyet oranı 2011 yılında %75,9 ile zirve noktasına ulaşmıştır. 2020 sonrasında kademeli bir gerilemeyle 2024 yılında %63,2’ye kadar inen bu oran, TÜİK’in açıkladığı 2025 verilerinde ise bir yılda 6,2 puanlık artış kaydederek yeniden %69,4 seviyesine yükselmiştir. Metodolojik tasarım farkları nedeniyle iki araştırmanın ortaya koyduğu memnuniyet seviyeleri birbirinden çok farklı olsa da sistemin güncel sorunlarını anlamak açısından boylamsal izlemenin önemini açıkça göstermektedir.


Kaynaklar

  1. Toplum ve Hekim. (2026). Türkiye’de kamu hastanelerinin dönüşümü (Yuvarlak masa notları). Toplum ve Hekim Dergisi, 41(1), 38–74.
  2. OECD. (2025). Health at a glance 2025: OECD indicators. OECD Publishing.
  3. Hayran, O. (2024, 22 Mayıs). Cevap verebilirlik: Önemli bir performans göstergesi. Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Platformu (SD Platform). https://www.sdplatform.com/Yazilar/Kose-Yazilari/622/Cevap-verebilirlik-onemli-bir-performans-gostergesi.aspx.
  4. TÜİK. (2026). Yaşam memnuniyeti araştırması 2025 haber bülteni ve metaveri. Türkiye İstatistik Kurumu.
  5. Gallup. (2024). Worldwide research methodology and codebook. Gallup World Poll.
  6. TGSS. (2024). Türkiye Genel Sosyal Araştırması. https://analiz.tgss.org.tr/.
  7. Birinci, S., Guven, S. C., Ata, N., Ulgu, M. M., & Kucuksahin, O. (2024). Patient satisfaction with health care services in Turkiye: A glimpse from nationwide Ministry of Health database. Northern Clinics of Istanbul, 11(6), 495–500. https://doi.org/10.14744/nci.2024.84584.
  8. European Social Survey. (2024). European Social Survey Round 12 source questionnaire and codebook. ESS ERIC.
  9. World Values Survey Association. (2022). World Values Survey: Wave 7 master codebook (2017-2022).
  10. OECD. (2024a). Drivers of trust in public institutions: 2024 results, building trust to reinforce democracy. OECD Publishing. https://doi.org/10.1787/8440fadb-en.
  11. OECD. (2024b). OECD survey on drivers of trust in public institutions – 2024 results: Technical annex (2023 trust survey design and technical documentation). OECD Publishing. https://www.oecd.org/content/dam/oecd/en/publications/support-materials/2024/07/oecd-survey-on-drivers-of-trust-in-public-institutions-2024-results_eeb36452/2023%20Trust%20Survey%20-%20Technical%20annex.pdf.
  12. T.C. Sağlık Bakanlığı. (2025). Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024. Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü.