Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Öznur Canayakın

1984 yılında Çankırı Orta’da dünyaya gelen Öznur Canan, lisans eğitimlerini 2002-2006 yılları arasında Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yapı Öğretmenliği Bölümünde ve Düzce Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde tamamladı. Aile şirketlerinde yönetici olarak çalıştı. 2014 seçimlerinde Pendik Belediyesi Meclis Üyesi seçildi. Sosyal Destek Hizmetleri, Kültür İşleri ve Temizlik İşleri müdürlüklerinden sorumlu başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. Canayakın halen Pendik Belediyesi Anadolu Yakası Engelli Spor Kulübü Başkanlığı görevine devam etmektedir.

Belediyeciliğin sosyal yönü

Sosyal hizmet toplumların, ailelerin, bireylerin yaşadıkları çevre koşullarında kendilerinden bağımsız veya kontrolleri dışında gelişen problemlerin ve sorunların ilk etapta önlenmesini, önlenemediği takdirde çözümlenmesini amaçlar. Sadece maddi olmamakla birlikte, manevi ihtiyaçları da karşılamayı, yaşam standardını-kalitesini yükseltmeyi, sosyal refahın iyileştirilmesini hedefleyen ve bunun gereğini yerine getirmeye yönelik yapılan müdahale ve mücadelenin tümünü kapsamaktadır. Milli gelirimizin ve hayat standartlarımızın yükseldiği son çeyrekte, ihtiyaçlarımız ve tüketim alışkanlıklarımızdaki değişim, özellikle büyükşehirde yaşayan halkımızı zorlamaktadır. İstanbul örneğinden hareketle kalabalık ve şehrin size sunduğu imkânların nüfusa oranla düşük seviyelerde kaldığı bir ortamda, aile birliğini korumak ve sürekli kılmak hayli zordur. Merkezi hükümet politikaları ile desteklenen birçok hizmet, yardım ve uygulama özellikle yaşadığımız metropolde tek başına yeterli olmamaktadır. Gelir düzeylerinin ve imkânların farklılığı kıyaslandığında ekonomik, sosyal ve kültürel fırsat eşitliğini en uygun seviyede tutabilecek yegâne unsur yerel yönetimlerdir. Belediyeler, yerelde her anlamda yaşanan yoksulluğun direkt muhatabı olduğundan sosyal belediyecilik yönlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmaya, sunduğu mevcut hizmetlerin kalitesini en üst seviyeye taşımaya mecburdur. Zira resmi yanlarının yanında, temsilcisi oldukları siyasi harekete de bu vesile ile destek toplayacaklarını unutmamak gerekir.

Sosyal Belediyecilik Kavramı

Yerel yönetimler, yöneten ile yönetilen arasındaki en dinamik kamusal alanlardır. Merkezi yönetimlerden farklı olarak toplumla sürekli iç içe olma durumu söz konusudur. Bu da toplumsal taleplerin ciddiyetle dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Toplumsal taleplerin uygulanması ve uygulamalar neticesinde ulaşılacak sosyal refahın ölçülmesi, yönetim erkini daima toplumsal beklentilerin takibine yoğunlaştırmaktadır. Bu durum da toplumcu ve üretken bir belediyeciliğin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Toplumun yönetimde söz sahibi olabilmesi ise sivil örgütlenmeyle mümkün olacaktır. Sosyal belediyecilik, sunduğu sosyal nitelikli mal ve hizmetlerle hemşerilere daha iyi bir hayat standardı sunmayı hedefleyen ve onların bütçesine sosyal adalet sağlayıcı biçimde katkı yapan belediyeciliği ifade etmektedir. Bu kapsamda belediyelerin ortaya koydukları sosyal politikalar ve uygulamalarla bir yandan kent halkının refah, huzur ve esenliğini artırarak sosyal barışı, adaleti ve toplumdaki dengeyi sağlaması, diğer yandan da yerel ölçekte sosyal kalkınmayı gerçekleştirmeleri öngörülmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile belediyelerin sosyal yaşam içinde aktif hale gelmelerini sağlamaya yönelik olan sosyal belediyecilik kapsamında yapılabilecek hizmetler genel olarak şöyle özetlenebilir: Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarını karşılamak; öksüzlere çocuk yuvaları ve kreşler yapmak; yaşlılara huzurevleri tesis etmek; sağlık merkezleri, sağlık ocakları, gezici sağlık otobüsleri, ön tanı merkezleri açmak; hastaneler civarında hasta yakınları için misafirhaneler oluşturmak; kültür, sanat ve spor tesisleri açmak; tiyatro, sinema, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar yaygınlaştırmak; fakir, muhtaç ve yaşam mücadelesi veren kesimlere yönelik aşevleri ve imarethaneler kurmak; engelliler için ulaşım, eğitim ve sosyokültürel ortamlarda kolaylık sağlayıcı tedbirler almak; beceri ve meslek edindirme kursları açmak; park-bahçeler ve piknik alanlarını yaygınlaştırmak; doğal dengeyi koruyan ve çevresel şartları düzenlenmiş ucuz konut alanları üretmek; iş kuracak kadın ve gençlere yönelik rehberlik hizmetleri yapmak, onlara makine ve ekipman desteği sağlamak; tanzim satış mağazaları ve ekmek fabrikaları kurmak; gıda, kömür, ilaç, kırtasiye malzemesi yardımı yapmak; toplumsal gruplar, sivil toplum kuruluşları ve kitle örgütlerine rehberlik edip dayanışma ve yardımlaşmayı geliştirmek; gençlerin, engellilerin ve kadınların toplumsallaşmalarını sağlayacak merkezler açmak.

Kimlere Sosyal Hizmet Verilmelidir?

Sosyal hizmet, insanların hayatlarını idame ettirirken ihtiyaç duyduğu gereksinimleri karşılamada zorlandığı, birçok kişi ve çevresine göre dezavantajlı duruma düştüğü hallerde ortaya çıkmaktadır. Yoğun yapılaşma ve yerleşimin olduğu anakentlerde birçok dezavantaj türü ve sebebiyle karşılaşmak mümkündür. Bunların başta geleni; şehri planlarken ve imar ederken sürece yeni yeni dahil ettiğimiz, anlamaya çalıştığımız ve farkındalık düzeyimizi arttırdığımız engelli bireylerdir. Kadınlar ve çocuklar dezavantajlı gruplarımız içerisinde korunmaya ve desteklenmeye en fazla ihtiyacı olan kitledir. Eşini kaybetmiş veya evlilik bağı sonlanmış kadınlar, bakmakla yükümlü oldukları çocukları ile tek başına aile birliğini ayakta tutmaya çalışmakta ve her anlamda bunun zorluğunu yaşamaktadırlar. Günümüzde artan boşanma vakaları sebebiyle bu grubun sayısı giderek artmakta, yapılan istatistiklere göre aile ve çevre baskısından ötürü memleketlerine gitmek yerine hayatlarını büyük şehirlerde sürdürme kararı almaktadırlar. Özellikle bebekli annenin (çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığı için) çalışamadığı göz önüne alındığında desteklenmesi elzemdir.

Yaşamlarını yardım almaksızın sürdüremeyen, yaş almadan ötürü fiziki ve maddi gücünü kaybeden büyüklerimiz ve yaşlılarımız da bizden sonraki nesillere miras bırakacağımız kadim kültürümüzü öğretme açısından sahip çıkmamız gereken değerlerimizdendir. Kişisel bakımını yapamayan, temizlik ve yemek gibi hayati faaliyetlerini yerine getiremeyen yaşlılarımız, beraberinde yaşadıkları geriatri vb. sağlık sorunları ile bakıma muhtaçlık noktasında insanoğlunun bebeklik dönemine geri döndüğü bir süreç yaşamaktadır. Özellikle eşini kaybedenlerde görülen yalnızlık ve terk edilmişlik hissi ile içinde bulunduğu duygusal dönemin hassasiyeti göz önüne alındığında, çocuklarımıza örnek teşkil etmesi açısından da ihmal edilmemesi gereken bir gruptur.

Düzenli geliri olmayan veya bunu elde edemeyen herkes sosyal hizmetlere gereksinim duymaktadır. Gelir durumunun olmamasının başlıca sebebi işsizliktir. Yaşadığımız kentin nüfusu ile istihdam kaynaklarını karşılaştırdığımızda İstanbul’dan ziyade ilçeler ölçeğinde bile bunun yeterli olmadığını söylemek mümkündür. Kayıt dışı istihdamın var olduğu ve insan gücünün sömürüldüğü tüm gerçekliğiyle karşımızda durmakta iken, bunun yanında işsizlik probleminden ziyade, iş beğenmeme ve kolay para kazanma arzusu da insanlarda maddi doyumsuzluğa sebep olmaktadır.

Savaş veya ülkelerinde yaşanan karışıklık nedeniyle bize sığınan mülteciler ise sadece ülkemizin değil tüm insanlığın meselesidir. Genel hükümet politikaları ile yardım bağımlısı olmaktan ziyade hayata entegre edilmeye çalışılan, çalışma hayatından sağlık ve eğitime kadar birçok ortamda bizimle aynı havayı teneffüs eden muhacirler de bizimle kıyaslandığında çok fazla dezavantajlı durumdalar. Yaşadıkları evler, hayat standartları, vatansızlık, kaybettikleri yakınları ve en önemlisi istenmiyor olmak yaşanılacak en ağır imtihanlardandır.

Sosyal belediyecilik pek çok alanda olduğu gibi her geçen gün gelişmektedir. Belediyelerimizin sosyal yardımdan, sosyal hizmete geçiş ve sosyal hizmette kurumsallaşma çabaları artarak devam etmektedir. Ülkemizde de belediyelerimizin çok başarılı sosyal hizmet uygulamaları mevcuttur. Pendik Belediyesi de 700.000 nüfusu, güçlü ekonomik yapısı ve yetişmiş insan kaynağı ile bu konuda başarılı sosyal hizmet örnekleri ortaya koyan belediyelerimizden biridir.

Pendik’te Sosyal Hizmet

1. Aile Çocuk Eğitim Merkezleri (AÇEM)

Pendik’in 7 ayrı bölgesinde hizmet vermekte olan AÇEM ile,

Okul Öncesi Eğitim: 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun eğitim verilmektedir. Haftalık 10 saat verilen eğitimler tamamen ücretsizdir.

Bilim ve Robotik Atölye Eğitimleri: Çocuklarda neden sonuç bağlantısı kurma, zihinsel kapasiteyi artırma ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik verilen hizmettir.

Veli Kursları: AÇEM’lerde eğitim gören çocukların ailelerine yönelik değişik branşlarda mesleki ve hobi kursları düzenlenmektedir.

Aile Eğitim Programları: Mutlu ailelerin oluşması ve devamı için çeşitli konu başlıkları altında, ailelere AÇEM bünyesinde interaktif eğitimler verilmektedir.

2. Yaşlı-Engelli Merkezleri

Engelsiz Atölye: Değişik engel türlerinden 20 engelli kardeşimizin bir arada çalıştıkları ahşap atölyesi yerel yönetimlerde örnek teşkil edecek korumalı iş atölyesi niteliğindedir. Proje ortağı Pendik İyi Yaşam Derneğidir.

Engelsiz Yaşam Merkezi: Engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda rehabilitasyon, terapi, iş atölyeleri ve eğitim konularında hizmet vermektedir.

Engelsiz Spor Etkinlikleri: Engelli bireylerin fiziksel ve ruhsal desteği amacıyla, ampute futbol, tekerlekli sandalye basketbol, masa tenisi, başta olmak üzere pek çok branşta engelli sporu desteklenmektedir. Aktifim toplumun içindeyim projesi zihinsel engellilerin fiziksel aktivite ile gelişimini sağlayan özgün bir faaliyettir.

Yaşlılar Aktivite Merkezi: Yaş alan büyüklerimizin gün içerisinde akranları ile kaliteli zaman geçirmelerini ve sosyalleşmelerini sağlamak amacıyla açılan aktivite merkezidir .

3. Kadın Sığınma ve Çocuk Evleri (Sevgi Evleri)

Çalışma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Pendik Belediyesi ve Gönülver Derneği iş birliği ile gönüllülük esasıyla verilen ve bilgi paylaşımının kısıtlı olduğu hizmetlerdir.

Sevgi Evleri: Gönülver Derneği himayesinde, ailesini kaybetmiş veya aile bütünlüğü bozulmuş çocuklarımızın korunması, barınması, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik sunulan imkanları ihtiva etmektedir. Pendik’te 11 adet Sevgi Evi bulunmakta olup, ana giderleri ve ihtiyaçlarını Gönülver Derneği gönüllüleri ile Pendik Belediyesi üstlenmektedir.

Kadın Sığınma Evi: Eşinden, ailesinden ve yakın bildiklerinden çeşitli şiddet türlerine maruz kalan kadınlar ve var ise beraberindeki çocukların barınma, eğitim, sağlık vb. günlük yaşamsal ihtiyacını karşılamaya yönelik sürdürülen hizmeti kapsamaktadır. Giderleri Pendik Belediyesi tarafından karşılanmakta olup, Gönülver Derneği yönetimi üyeleri tarafından desteklenmektedir.

4. Psikolojik ve Pedagojik Danışmanlık

Özellikle okul döneminde problem yaşayan çocuk ve gençlere yönelik verilen hizmetlerdir. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı yerel unsurları desteği ile aile merkezli uygulama desteği içermektedir.

- Pedagojik Danışmanlık Hizmeti

- Psikolojik Danışmanlık Hizmeti

- Aile Danışmanlık Hizmeti

- Test Uygulamaları

5. Göçmen Destek Merkezi:

Proje ortağı WALD ve UNHCR ile mülteci vatandaşların eğitim, sağlık, istihdam vb. hususlarda Pendik sınırları dahilindeki tüm komşularıyla eşit imkanlardan istifade etmelerini sağlayan, hukuki ve psikolojik anlamda destek niteliğinde hizmetler sunmaktadır.

6. Sosyal Destek programları

İstihdam Masası ve İşte Pendik Buluşmaları: Belirli periyotlarda düzenlenen insan kaynakları fuarı işverenler ve iş arayanları buluşturmaktadır.

Mesleki Kurslar: Meslek edindirmeye yönelik değişik branşlarda açılan kurslar vatandaşların iş bulmalarını kolaylaştıracak mesleki yeterlilik edindirmeyi amaçlamaktadır.

Taziye Birimi: Cenaze sahiplerinin evrak, yemek, araç, masa-sandalye temini sağlanmakta, acılarını paylaşmak üzere ziyaretler gerçekleştirilmektedir.

Hoş Geldin Bebek: Yeni doğan minik ve aileleri ziyaret edilmekte, bebeğin yetişeceği fiziki ve ekonomik şartlar değerlendirilmekte, ihtiyaç durumunda destek organizasyonu ve kamunun sunduğu hizmetler ile ilgili bilgilendirme yapılmaktadır.

Şehit ve Gaziler: Vatan savunmasında şehit düşen güvenlik güçlerinin ailelerine ve hayatta olan gazilere yönelik sosyal desteklerdir.

Sünnet Organizasyonu: Pendik’te ikamet eden erkek çocuklara yönelik yoğun katılımla gerçekleşmekte ve şölenle tamamlanmaktadır.

Evlilik Okulu: Uzun bir aile birlikteliği amacı ile nişanlı ve yeni evli çiftelere yönelik sunulan rehberlik desteğidir.

7. Sosyal Yardımlar

Nakdi Yardımlar: Anlaşmalı bankalardan tedarik edilen sosyal kartlara yatırılan tutarlardır.

Gıda Yardımı: Kumanya ve sosyal kartlara gıda amacıyla yüklenen nakdi yardımlardır.

Asker Aile Yardımı: Vatani görevini yapmakta olan erkeklerin ailelerini mağdur etmemek adına sosyal kartlara yüklenerek verilen nakdi yardımlardır.

Medikal Malzeme Yardımı: Hastalık ve engel durumu olan vatandaşların medikal ihtiyaçlarını karşılamaları için sosyal kartlara yüklenen tutarlardır.

Ev Temizliği: Fiziki olarak iş yapabilme gücü bulunmayan yaşlılar ve engellilere yönelik ev temizliği hizmetidir.

Hasta ve Engelli Nakli: Engelli ve yatalak hastaların hastaneler ve ilgili sağlık kuruluşlarına ulaşımını sağlar 

Sıcak Yemek: Evinde yemek yapamayacak kişilere sıcak yemek ulaştırılmaktadır.

Şüphesiz barınma ve yemek ihtiyacı insanoğlunun en temel gereksinimidir. Lakin bu ihtiyaçların yanında sosyal belediyecilik kavramını tamamlayan ilave unsurlar söz konusudur. Sosyal belediyecilik; temel ihtiyaçların yanında bireylerin sosyalleşmesinde ve birbirleri ile sağlıklı ilişki kurabilmelerinde önemli katkı sağlayacak kültürel, sportif ve sanatsal faaliyetleri de içermelidir. Bütüncül bir çerçevede ele aldığımızda psikososyal ve sosyokültürel açıdan zenginleştirilmiş, bireylerin hemcinsleri-akranları ile her alanda fırsat eşitliğini destekleyici hizmet birimleri oluşturmak, etkin çalışmalar yapmak, tüm bunlara imkan sağlayan mekanları inşa etmek yani tesisleşmek gerekliliği kaçınılmazdır. Mekan imkandır ve beraberinde birçok şeyi mümkün kılmaktadır.

Sonuç olarak hayata geçirilecek sosyal hizmet içerikli projeler insanı ve aileyi önceleyen, dezavantajlı bireyleri içine alan, erişimi kolay, ücretsiz veya mümkün olduğunca ekonomik ve onların hayatını kolaylaştıracak politikalarla sürdürülmelidir. “Önlemek çok daha masrafsızdır!” sloganıyla yola çıkarak, yaşanabilecek tüm olumsuz hal ve tutumlara proaktif yaklaşımlar sunulmalıdır. Sosyal yardımları arttırarak devam ettiren anlayıştan, yardım alma haline sebebiyet veren durumların bertaraf edilmesine yönelik çözümlerin bulunması daha etkili olacaktır. Aile kurumunda veya kişilerde yıllara sirayet eden yıpranmışlık durumu düşünüldüğünde uygulanan sosyal hizmetler bütüncül çerçevede ele alınıp sadece sosyal yardımlarla değil, kültürel ve psikolojik desteklerle de zenginleştirilmelidir.

Toplumsal rol paylaşımında, eş ve anne olarak kadınlarımızın sorumluluğunun fazlalığı sebebiyle, sunulacak sosyal hizmet politikalarının kadını önceleyen ve yükünü hafifleten nitelikte olması büyük önem arz etmektedir. Aileyi ayakta tutmak, kadını ayakta tutmaktan geçer. Emekçi ve üretken kelimesinin gerçek manada karşılığı olan kadınlarımızın istihdamını destekleyici formüller, girişimciliğini arttırmaları amacıyla sunulan kolaylıkların ev ekonomisinden başlayarak ülke ekonomisine sağlayacağı katkı göz ardı edilmemelidir. Bunun yanında bizlerin; yaşadığımız şehre, ilçeye, mahalleye, sokağa ve komşularımıza dair hukukumuzu düşündüğümüzde, günlük hayatta karşılaştığımız birçok dezavantajlı gruba veya bireye (sevimli dostlarımız da dahil olmak üzere) insan olarak sorumluluk taşıdığımızı unutmamamız gerekmektedir. Sosyal hizmet uygulamalarının iyi gelen, fayda sağlayıcı, yük hafifleten taraflarını sadece kurumlara yükümlü kılmak, insanlığımıza da inancımıza da aykırıdır. Toplum yararını önceleyen, gönüllülük esasıyla hizmet veren sivil örgütlenmeler; yerel yönetimin toplumla buluşması, birlikte hareket etmesi ve yönetim organizasyonuna toplumun katılması açısından büyük öneme sahiptir. Gönüllü faaliyetler gerçekleştiren bir oluşumun organizasyon şemasında yerimizi almalıyız.

Kaynaklar

Teater B, (2015). Sosyal Hizmet Kuram ve Yöntemleri, Nika Yayın, İstanbul

Adıyaman, A. Turan, DEMİREL, Salim, “Sosyal Belediyecilik Üzerine Bir İnceleme: Ankara Büyükşehir Belediyesi Örneği”, Dış Denetim Dergisi, Sayı: 4, 2011, ss.115-129.

Aygen, Murat, “Sosyal Belediyecilik Üzerine Bir İnceleme: Elazığ Belediyesi Örneği”, Fırat Üniversitesi Harput Araştırmaları Dergisi, I:1, 2014, ss. 173-192.

Gunderson, R.2016. ‘’The Will to Consume:cSchopenhauer and Consumer Society.’’ Critical Horizons 17 (3-4):376-389.

Dursun, İnci, ‘’Bilge Tüketicilerle Sürdürülebilir Bir Gelecek’’, TC Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınmada Anahtar Verimlilik Dergisi, Sayı 339, Mart 2017, Sayfa 11

https://www.pendik.bel.tr/hizmetrehberi/sosyal-destek (15.07.2019)

http://devlet.com.tr/makaleler/y339-TOPLUMCU_aBELEDIYECILIK_ANLAYISININ_MILLI_VE_YERLI_KODLARI.html

Sosyal hizmet toplumların, ailelerin, bireylerin yaşadıkları çevre koşullarında kendilerinden bağımsız veya kontrolleri dışında gelişen problemlerin ve sorunların ilk etapta önlenmesini, önlenemediği takdirde çözümlenmesini amaçlar. Sadece maddi olmamakla birlikte, manevi ihtiyaçları da karşılamayı, yaşam standardını-kalitesini yükseltmeyi, sosyal refahın iyileştirilmesini hedefleyen ve bunun gereğini yerine getirmeye yönelik yapılan müdahale ve mücadelenin tümünü kapsamaktadır. Milli gelirimizin ve hayat standartlarımızın yükseldiği son çeyrekte, ihtiyaçlarımız ve tüketim alışkanlıklarımızdaki değişim, özellikle büyükşehirde yaşayan halkımızı zorlamaktadır. İstanbul örneğinden hareketle kalabalık ve şehrin size sunduğu imkânların nüfusa oranla düşük seviyelerde kaldığı bir ortamda, aile birliğini korumak ve sürekli kılmak hayli zordur. Merkezi hükümet politikaları ile desteklenen birçok hizmet, yardım ve uygulama özellikle yaşadığımız metropolde tek başına yeterli olmamaktadır. Gelir düzeylerinin ve imkânların farklılığı kıyaslandığında ekonomik, sosyal ve kültürel fırsat eşitliğini en uygun seviyede tutabilecek yegâne unsur yerel yönetimlerdir. Belediyeler, yerelde her anlamda yaşanan yoksulluğun direkt muhatabı olduğundan sosyal belediyecilik yönlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmaya, sunduğu mevcut hizmetlerin kalitesini en üst seviyeye taşımaya mecburdur. Zira resmi yanlarının yanında, temsilcisi oldukları siyasi harekete de bu vesile ile destek toplayacaklarını unutmamak gerekir.

Sosyal Belediyecilik Kavramı

Yerel yönetimler, yöneten ile yönetilen arasındaki en dinamik kamusal alanlardır. Merkezi yönetimlerden farklı olarak toplumla sürekli iç içe olma durumu söz konusudur. Bu da toplumsal taleplerin ciddiyetle dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Toplumsal taleplerin uygulanması ve uygulamalar neticesinde ulaşılacak sosyal refahın ölçülmesi, yönetim erkini daima toplumsal beklentilerin takibine yoğunlaştırmaktadır. Bu durum da toplumcu ve üretken bir belediyeciliğin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Toplumun yönetimde söz sahibi olabilmesi ise sivil örgütlenmeyle mümkün olacaktır. Sosyal belediyecilik, sunduğu sosyal nitelikli mal ve hizmetlerle hemşerilere daha iyi bir hayat standardı sunmayı hedefleyen ve onların bütçesine sosyal adalet sağlayıcı biçimde katkı yapan belediyeciliği ifade etmektedir. Bu kapsamda belediyelerin ortaya koydukları sosyal politikalar ve uygulamalarla bir yandan kent halkının refah, huzur ve esenliğini artırarak sosyal barışı, adaleti ve toplumdaki dengeyi sağlaması, diğer yandan da yerel ölçekte sosyal kalkınmayı gerçekleştirmeleri öngörülmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile belediyelerin sosyal yaşam içinde aktif hale gelmelerini sağlamaya yönelik olan sosyal belediyecilik kapsamında yapılabilecek hizmetler genel olarak şöyle özetlenebilir: Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarını karşılamak; öksüzlere çocuk yuvaları ve kreşler yapmak; yaşlılara huzurevleri tesis etmek; sağlık merkezleri, sağlık ocakları, gezici sağlık otobüsleri, ön tanı merkezleri açmak; hastaneler civarında hasta yakınları için misafirhaneler oluşturmak; kültür, sanat ve spor tesisleri açmak; tiyatro, sinema, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar yaygınlaştırmak; fakir, muhtaç ve yaşam mücadelesi veren kesimlere yönelik aşevleri ve imarethaneler kurmak; engelliler için ulaşım, eğitim ve sosyokültürel ortamlarda kolaylık sağlayıcı tedbirler almak; beceri ve meslek edindirme kursları açmak; park-bahçeler ve piknik alanlarını yaygınlaştırmak; doğal dengeyi koruyan ve çevresel şartları düzenlenmiş ucuz konut alanları üretmek; iş kuracak kadın ve gençlere yönelik rehberlik hizmetleri yapmak, onlara makine ve ekipman desteği sağlamak; tanzim satış mağazaları ve ekmek fabrikaları kurmak; gıda, kömür, ilaç, kırtasiye malzemesi yardımı yapmak; toplumsal gruplar, sivil toplum kuruluşları ve kitle örgütlerine rehberlik edip dayanışma ve yardımlaşmayı geliştirmek; gençlerin, engellilerin ve kadınların toplumsallaşmalarını sağlayacak merkezler açmak.

Kimlere Sosyal Hizmet Verilmelidir?

Sosyal hizmet, insanların hayatlarını idame ettirirken ihtiyaç duyduğu gereksinimleri karşılamada zorlandığı, birçok kişi ve çevresine göre dezavantajlı duruma düştüğü hallerde ortaya çıkmaktadır. Yoğun yapılaşma ve yerleşimin olduğu anakentlerde birçok dezavantaj türü ve sebebiyle karşılaşmak mümkündür. Bunların başta geleni; şehri planlarken ve imar ederken sürece yeni yeni dahil ettiğimiz, anlamaya çalıştığımız ve farkındalık düzeyimizi arttırdığımız engelli bireylerdir. Kadınlar ve çocuklar dezavantajlı gruplarımız içerisinde korunmaya ve desteklenmeye en fazla ihtiyacı olan kitledir. Eşini kaybetmiş veya evlilik bağı sonlanmış kadınlar, bakmakla yükümlü oldukları çocukları ile tek başına aile birliğini ayakta tutmaya çalışmakta ve her anlamda bunun zorluğunu yaşamaktadırlar. Günümüzde artan boşanma vakaları sebebiyle bu grubun sayısı giderek artmakta, yapılan istatistiklere göre aile ve çevre baskısından ötürü memleketlerine gitmek yerine hayatlarını büyük şehirlerde sürdürme kararı almaktadırlar. Özellikle bebekli annenin (çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığı için) çalışamadığı göz önüne alındığında desteklenmesi elzemdir.

Yaşamlarını yardım almaksızın sürdüremeyen, yaş almadan ötürü fiziki ve maddi gücünü kaybeden büyüklerimiz ve yaşlılarımız da bizden sonraki nesillere miras bırakacağımız kadim kültürümüzü öğretme açısından sahip çıkmamız gereken değerlerimizdendir. Kişisel bakımını yapamayan, temizlik ve yemek gibi hayati faaliyetlerini yerine getiremeyen yaşlılarımız, beraberinde yaşadıkları geriatri vb. sağlık sorunları ile bakıma muhtaçlık noktasında insanoğlunun bebeklik dönemine geri döndüğü bir süreç yaşamaktadır. Özellikle eşini kaybedenlerde görülen yalnızlık ve terk edilmişlik hissi ile içinde bulunduğu duygusal dönemin hassasiyeti göz önüne alındığında, çocuklarımıza örnek teşkil etmesi açısından da ihmal edilmemesi gereken bir gruptur.

Düzenli geliri olmayan veya bunu elde edemeyen herkes sosyal hizmetlere gereksinim duymaktadır. Gelir durumunun olmamasının başlıca sebebi işsizliktir. Yaşadığımız kentin nüfusu ile istihdam kaynaklarını karşılaştırdığımızda İstanbul’dan ziyade ilçeler ölçeğinde bile bunun yeterli olmadığını söylemek mümkündür. Kayıt dışı istihdamın var olduğu ve insan gücünün sömürüldüğü tüm gerçekliğiyle karşımızda durmakta iken, bunun yanında işsizlik probleminden ziyade, iş beğenmeme ve kolay para kazanma arzusu da insanlarda maddi doyumsuzluğa sebep olmaktadır.

Savaş veya ülkelerinde yaşanan karışıklık nedeniyle bize sığınan mülteciler ise sadece ülkemizin değil tüm insanlığın meselesidir. Genel hükümet politikaları ile yardım bağımlısı olmaktan ziyade hayata entegre edilmeye çalışılan, çalışma hayatından sağlık ve eğitime kadar birçok ortamda bizimle aynı havayı teneffüs eden muhacirler de bizimle kıyaslandığında çok fazla dezavantajlı durumdalar. Yaşadıkları evler, hayat standartları, vatansızlık, kaybettikleri yakınları ve en önemlisi istenmiyor olmak yaşanılacak en ağır imtihanlardandır.

Sosyal belediyecilik pek çok alanda olduğu gibi her geçen gün gelişmektedir. Belediyelerimizin sosyal yardımdan, sosyal hizmete geçiş ve sosyal hizmette kurumsallaşma çabaları artarak devam etmektedir. Ülkemizde de belediyelerimizin çok başarılı sosyal hizmet uygulamaları mevcuttur. Pendik Belediyesi de 700.000 nüfusu, güçlü ekonomik yapısı ve yetişmiş insan kaynağı ile bu konuda başarılı sosyal hizmet örnekleri ortaya koyan belediyelerimizden biridir.

Pendik’te Sosyal Hizmet

1. Aile Çocuk Eğitim Merkezleri (AÇEM)

Pendik’in 7 ayrı bölgesinde hizmet vermekte olan AÇEM ile,

Okul Öncesi Eğitim: 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun eğitim verilmektedir. Haftalık 10 saat verilen eğitimler tamamen ücretsizdir.

Bilim ve Robotik Atölye Eğitimleri: Çocuklarda neden sonuç bağlantısı kurma, zihinsel kapasiteyi artırma ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik verilen hizmettir.

Veli Kursları: AÇEM’lerde eğitim gören çocukların ailelerine yönelik değişik branşlarda mesleki ve hobi kursları düzenlenmektedir.

Aile Eğitim Programları: Mutlu ailelerin oluşması ve devamı için çeşitli konu başlıkları altında, ailelere AÇEM bünyesinde interaktif eğitimler verilmektedir.

2. Yaşlı-Engelli Merkezleri

Engelsiz Atölye: Değişik engel türlerinden 20 engelli kardeşimizin bir arada çalıştıkları ahşap atölyesi yerel yönetimlerde örnek teşkil edecek korumalı iş atölyesi niteliğindedir. Proje ortağı Pendik İyi Yaşam Derneğidir.

Engelsiz Yaşam Merkezi: Engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda rehabilitasyon, terapi, iş atölyeleri ve eğitim konularında hizmet vermektedir.

Engelsiz Spor Etkinlikleri: Engelli bireylerin fiziksel ve ruhsal desteği amacıyla, ampute futbol, tekerlekli sandalye basketbol, masa tenisi, başta olmak üzere pek çok branşta engelli sporu desteklenmektedir. Aktifim toplumun içindeyim projesi zihinsel engellilerin fiziksel aktivite ile gelişimini sağlayan özgün bir faaliyettir.

Yaşlılar Aktivite Merkezi: Yaş alan büyüklerimizin gün içerisinde akranları ile kaliteli zaman geçirmelerini ve sosyalleşmelerini sağlamak amacıyla açılan aktivite merkezidir .

3. Kadın Sığınma ve Çocuk Evleri (Sevgi Evleri)

Çalışma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Pendik Belediyesi ve Gönülver Derneği iş birliği ile gönüllülük esasıyla verilen ve bilgi paylaşımının kısıtlı olduğu hizmetlerdir.

Sevgi Evleri: Gönülver Derneği himayesinde, ailesini kaybetmiş veya aile bütünlüğü bozulmuş çocuklarımızın korunması, barınması, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik sunulan imkanları ihtiva etmektedir. Pendik’te 11 adet Sevgi Evi bulunmakta olup, ana giderleri ve ihtiyaçlarını Gönülver Derneği gönüllüleri ile Pendik Belediyesi üstlenmektedir.

Kadın Sığınma Evi: Eşinden, ailesinden ve yakın bildiklerinden çeşitli şiddet türlerine maruz kalan kadınlar ve var ise beraberindeki çocukların barınma, eğitim, sağlık vb. günlük yaşamsal ihtiyacını karşılamaya yönelik sürdürülen hizmeti kapsamaktadır. Giderleri Pendik Belediyesi tarafından karşılanmakta olup, Gönülver Derneği yönetimi üyeleri tarafından desteklenmektedir.

4. Psikolojik ve Pedagojik Danışmanlık

Özellikle okul döneminde problem yaşayan çocuk ve gençlere yönelik verilen hizmetlerdir. Milli eğitim ve sağlık bakanlığı yerel unsurları desteği ile aile merkezli uygulama desteği içermektedir.

- Pedagojik Danışmanlık Hizmeti

- Psikolojik Danışmanlık Hizmeti

- Aile Danışmanlık Hizmeti

- Test Uygulamaları

5. Göçmen Destek Merkezi:

Proje ortağı WALD ve UNHCR ile mülteci vatandaşların eğitim, sağlık, istihdam vb. hususlarda Pendik sınırları dahilindeki tüm komşularıyla eşit imkanlardan istifade etmelerini sağlayan, hukuki ve psikolojik anlamda destek niteliğinde hizmetler sunmaktadır.

6. Sosyal Destek programları

İstihdam Masası ve İşte Pendik Buluşmaları: Belirli periyotlarda düzenlenen insan kaynakları fuarı işverenler ve iş arayanları buluşturmaktadır.

Mesleki Kurslar: Meslek edindirmeye yönelik değişik branşlarda açılan kurslar vatandaşların iş bulmalarını kolaylaştıracak mesleki yeterlilik edindirmeyi amaçlamaktadır.

Taziye Birimi: Cenaze sahiplerinin evrak, yemek, araç, masa-sandalye temini sağlanmakta, acılarını paylaşmak üzere ziyaretler gerçekleştirilmektedir.

Hoş Geldin Bebek: Yeni doğan minik ve aileleri ziyaret edilmekte, bebeğin yetişeceği fiziki ve ekonomik şartlar değerlendirilmekte, ihtiyaç durumunda destek organizasyonu ve kamunun sunduğu hizmetler ile ilgili bilgilendirme yapılmaktadır.

Şehit ve Gaziler: Vatan savunmasında şehit düşen güvenlik güçlerinin ailelerine ve hayatta olan gazilere yönelik sosyal desteklerdir.

Sünnet Organizasyonu: Pendik’te ikamet eden erkek çocuklara yönelik yoğun katılımla gerçekleşmekte ve şölenle tamamlanmaktadır.

Evlilik Okulu: Uzun bir aile birlikteliği amacı ile nişanlı ve yeni evli çiftelere yönelik sunulan rehberlik desteğidir.

7. Sosyal Yardımlar

Nakdi Yardımlar: Anlaşmalı bankalardan tedarik edilen sosyal kartlara yatırılan tutarlardır.

Gıda Yardımı: Kumanya ve sosyal kartlara gıda amacıyla yüklenen nakdi yardımlardır.

Asker Aile Yardımı: Vatani görevini yapmakta olan erkeklerin ailelerini mağdur etmemek adına sosyal kartlara yüklenerek verilen nakdi yardımlardır.

Medikal Malzeme Yardımı: Hastalık ve engel durumu olan vatandaşların medikal ihtiyaçlarını karşılamaları için sosyal kartlara yüklenen tutarlardır.

Ev Temizliği: Fiziki olarak iş yapabilme gücü bulunmayan yaşlılar ve engellilere yönelik ev temizliği hizmetidir.

Hasta ve Engelli Nakli: Engelli ve yatalak hastaların hastaneler ve ilgili sağlık kuruluşlarına ulaşımını sağlar 

Sıcak Yemek: Evinde yemek yapamayacak kişilere sıcak yemek ulaştırılmaktadır.

Şüphesiz barınma ve yemek ihtiyacı insanoğlunun en temel gereksinimidir. Lakin bu ihtiyaçların yanında sosyal belediyecilik kavramını tamamlayan ilave unsurlar söz konusudur. Sosyal belediyecilik; temel ihtiyaçların yanında bireylerin sosyalleşmesinde ve birbirleri ile sağlıklı ilişki kurabilmelerinde önemli katkı sağlayacak kültürel, sportif ve sanatsal faaliyetleri de içermelidir. Bütüncül bir çerçevede ele aldığımızda psikososyal ve sosyokültürel açıdan zenginleştirilmiş, bireylerin hemcinsleri-akranları ile her alanda fırsat eşitliğini destekleyici hizmet birimleri oluşturmak, etkin çalışmalar yapmak, tüm bunlara imkan sağlayan mekanları inşa etmek yani tesisleşmek gerekliliği kaçınılmazdır. Mekan imkandır ve beraberinde birçok şeyi mümkün kılmaktadır.

Sonuç olarak hayata geçirilecek sosyal hizmet içerikli projeler insanı ve aileyi önceleyen, dezavantajlı bireyleri içine alan, erişimi kolay, ücretsiz veya mümkün olduğunca ekonomik ve onların hayatını kolaylaştıracak politikalarla sürdürülmelidir. “Önlemek çok daha masrafsızdır!” sloganıyla yola çıkarak, yaşanabilecek tüm olumsuz hal ve tutumlara proaktif yaklaşımlar sunulmalıdır. Sosyal yardımları arttırarak devam ettiren anlayıştan, yardım alma haline sebebiyet veren durumların bertaraf edilmesine yönelik çözümlerin bulunması daha etkili olacaktır. Aile kurumunda veya kişilerde yıllara sirayet eden yıpranmışlık durumu düşünüldüğünde uygulanan sosyal hizmetler bütüncül çerçevede ele alınıp sadece sosyal yardımlarla değil, kültürel ve psikolojik desteklerle de zenginleştirilmelidir.

Toplumsal rol paylaşımında, eş ve anne olarak kadınlarımızın sorumluluğunun fazlalığı sebebiyle, sunulacak sosyal hizmet politikalarının kadını önceleyen ve yükünü hafifleten nitelikte olması büyük önem arz etmektedir. Aileyi ayakta tutmak, kadını ayakta tutmaktan geçer. Emekçi ve üretken kelimesinin gerçek manada karşılığı olan kadınlarımızın istihdamını destekleyici formüller, girişimciliğini arttırmaları amacıyla sunulan kolaylıkların ev ekonomisinden başlayarak ülke ekonomisine sağlayacağı katkı göz ardı edilmemelidir. Bunun yanında bizlerin; yaşadığımız şehre, ilçeye, mahalleye, sokağa ve komşularımıza dair hukukumuzu düşündüğümüzde, günlük hayatta karşılaştığımız birçok dezavantajlı gruba veya bireye (sevimli dostlarımız da dahil olmak üzere) insan olarak sorumluluk taşıdığımızı unutmamamız gerekmektedir. Sosyal hizmet uygulamalarının iyi gelen, fayda sağlayıcı, yük hafifleten taraflarını sadece kurumlara yükümlü kılmak, insanlığımıza da inancımıza da aykırıdır. Toplum yararını önceleyen, gönüllülük esasıyla hizmet veren sivil örgütlenmeler; yerel yönetimin toplumla buluşması, birlikte hareket etmesi ve yönetim organizasyonuna toplumun katılması açısından büyük öneme sahiptir. Gönüllü faaliyetler gerçekleştiren bir oluşumun organizasyon şemasında yerimizi almalıyız.

Kaynaklar

Teater B, (2015). Sosyal Hizmet Kuram ve Yöntemleri, Nika Yayın, İstanbul

Adıyaman, A. Turan, DEMİREL, Salim, “Sosyal Belediyecilik Üzerine Bir İnceleme: Ankara Büyükşehir Belediyesi Örneği”, Dış Denetim Dergisi, Sayı: 4, 2011, ss.115-129.

Aygen, Murat, “Sosyal Belediyecilik Üzerine Bir İnceleme: Elazığ Belediyesi Örneği”, Fırat Üniversitesi Harput Araştırmaları Dergisi, I:1, 2014, ss. 173-192.

Gunderson, R.2016. ‘’The Will to Consume:cSchopenhauer and Consumer Society.’’ Critical Horizons 17 (3-4):376-389.

Dursun, İnci, ‘’Bilge Tüketicilerle Sürdürülebilir Bir Gelecek’’, TC Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınmada Anahtar Verimlilik Dergisi, Sayı 339, Mart 2017, Sayfa 11

https://www.pendik.bel.tr/hizmetrehberi/sosyal-destek (15.07.2019)

http://devlet.com.tr/makaleler/y339-TOPLUMCU_aBELEDIYECILIK_ANLAYISININ_MILLI_VE_YERLI_KODLARI.html

 

SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi, Eylül, Ekim, Kasım 2019 tarihli 52. sayıda sayfa 40-43’de yayımlanmıştır.

8 KASIM 2019
Bu yazı 98 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?