Köşe Yazıları

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

SDPlatform yazarı olan Altındiş, 1966 yılında Konya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi  (SÜ) Tıp Fakültesi’nden 1989’da mezun oldu. Aynı fakültenin Mikrobiyoloji Anabilim Dalında doktora eğitimini tamamladı. 1999 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi  (AKÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalına kurucu öğretim üyesi olarak atandı. 2002 yılında Viroloji Bilim Doktoru, 2005 yılında Klinik Mikrobiyoloji Doçenti oldu. Erasmus kapsamında Macaristan ve Avusturya’da misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Bir yıl kadar görevli bulunduğu İngiltere NHS Leeds Teaching Hospitals’de laboratuvar kalite sistemlerini inceledi, moleküler viroloji referans laboratuvarında çalıştı. Mayıs 2011’de AKU Tıp Fakültesinde profesörlük kadrosuna atanan Dr. Altındiş, Haziran 2013 tarihinden itibaren Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Başkanlığı görevine atanmış olup halen Eurorotanet Projesi Türkiye Koordinatörlüğü yanı sıra 2 ayrı TUBİTAK projesini de yürütmektedir.

Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Mekan ve hijyen

Mekânlarla iç içe oluşumuz, hayatımızın onların içerisinde geçmesinden ibaret olmayıp ilişkinin etkileme ve benzeşme-bütünleşme kavramları ile tanımlamayabileceğimiz mekân - ruh dünyamız arasında da çok sıkı bir bağını görünür kılmıştır. Mekânlar sadece görünmez dünyamızı-ruhumuzu değil aynı zamanda fiziğimizi de doğrudan etkiler. Ergonomi bu konu ile uğraşadursun biyolojimiz ve kimyamız da çevresel mini canlılar ya da kimyasallarla etkileşimini sürdürmektedir. Mekânın mikrobik kirliliği ve dekontaminasyon / hijyen yetersizliği ile buradan bulaşacak enfeksiyonlar azımsanmayacak oranlardadır. Klima ve havalandırmaların bir dönem sonra ortama bakteri saçan odaklar olduğunu düşünüldüğünde çalışma başarısı ve verimsizliği bir yana hukuki süreçlerle karşılaşmak içten bile değildir.

Bireysel Temel Hijyen: El Yıkama

Hijyen denince ilk akla gelen el hijyenidir ve bunun çok önemli gerekçeleri vardır. Mutfak çalışanı ve mekân temizlik personellerinin ellerini sadece su ve sabunla sıklıkla yıkamaları özellikle mekân kaynaklı çocuk enfeksiyonlarının azaltılmasında önemli bir adım sayılabilir. Günlük aktivitelerde dış ortamla en çok temasta olduğumuz ve doğal olarak en çok kirlenen uzvumuzdur eller. Kontamine mekân ve alanlara temas eden ve sürülen eller temizlenmediği sürece tam bir enfeksiyon yuvasıdırlar. Kontamine su ve gıdalarla bulaşan enfeksiyonlar öncelikli olmak üzere bazı cilt, kulak, burun, boğaz ve göz enfeksiyonları da sadece el hijyenine dikkat edildiği zaman oldukça azalmaktadır. Bu ve benzeri nedenlerle eller düzenli temizlenmelidir. Gıdalara dokunmadan önce ve tükettikten sonra ağız, diş, yüz ve göz temizliği yapılmalı, ellerimiz tuvalet sonrası su ve sabunla özenli bir şekilde yıkanmalıdır. Günlük yaşamda kontamine flora oluşmaması için ortalama üç saatte bir eller yıkanmalıdır (1, 2).

İşyerinde Hijyen

Zamanımızın büyük bir kısmı ofis ve iş mekânlarında geçirildiğine göre bu yeni yaşam alanlarında da hijyen oldukça önemlidir. Sağlık ve verimlilik ortaya konan hijyen ile ilintilidir. Ofis temizliği kavramı; personel sağlığı, güvenli ve sağlıklı (hijyenik) bir ortam temini için gerekenlerin uygulanması ve ilintili belirlenmiş kural ve yaptırımların tamamını kapsar. Mesleksel farklılıklar ve sektörüne göre değişen büro/ofis temizleme malzeme ve usulleri belirlenmiş ve sıralanmıştır. Bu usuller, bir bakanlık yönetmeliğinde de (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Sağlık ve Güvenlik Hakkındaki Yönetmelik) yerini bulmuştur. Yönetmeliğin 7. Maddesi “Özellikle işyeri tabanı, duvarları ve diğer yüzeyler düzenli olarak temizlenecek ve hijyen sağlanacaktır” derken, 12. Maddesi “Hijyen ve kişisel korunma” başlığı ile personeli ilgilendiren konuları sıralar, 13. Madde ise “Hijyen kuralları için personele eğitimi” öne çıkarır (3).

Ofiste temel hijyen konuları; havalandırma, klima/iklimlendirme sistemleri, tuvalet, lavabolar, yüzeyler, yiyecek, içecek-mutfak temizliği, masalar ve zemin hijyeni şeklinde sıralanabilir. Mekân en az günde bir kere sabahleyin 10 dakika için havalandırmalı, iklimlendirme ve klimalar kesinlikle çalışır olmalı, periyodik bakımları yaptırılmalı, hepafiltreler temizlenmeli ya da zamanında değiştirilmelidir. Tuvalet ve lavabolar belli periyotlarla etkin dezenfektanlarla eğitimli elemanlarca kontrollü şekilde temizlenmelidir. Ofislerde ikram odaları(mutfaklar, çay ocakları) ve ikram sağlayıcılar (aşçı, hizmetli, çaycı, garson...) bütün yönleriyle eğitilmeli-denetlenmeli ve hijyen / kalite ikilisi kovalanmalıdır. Masalar ve yüzeylerin etkin ve temiz ürünlerle periyodik (en azından sabah/akşam) hijyeni sağlanmalıdır.

Ofis/iş hijyeninde bir diğer önemli konu da kimyasallara maruziyettir ve Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü‘nün verilerine göre her yıl yaklaşık 386 bin çalışan havadaki kimyasal partiküllere maruziyet, 152 bin çalışan da işyerlerindeki kanserojen maddelere maruziyet sonucu yaşamını yitirmektedir.

Toplu Yaşanılan Yerlerde Hijyen

Günümüzde toplumların gelişmişlik seviyesini niteleyen temel ölçüt, su kullanımı ve temizliğe bakıştır (4). Böyle olmakla beraber modern insan, suya ve sabuna eskiye göre daha kolay ulaşabildiği halde el yıkama ve hijyen alışkanlığında tarihimizdeki temizlenme ve arınmadan eser göremeyebilirsiniz. Çok yıldızlı otellerde, modern merkezlerde zaman zaman tuvaletleri kullanan çok şık giyimli, varlıklı, kültürlü “çağdaş” beylerin ve kadınların ellerini yıkamadan çıkışlarına şahit olabilirsiniz.

Evde Hijyen

Kişisel hijyen tarzımız, hem çocukluktan itibaren aileden, hem de toplu yaşamın ilk merkezi kreş okul yurttan edinilen bir birikimdir. Kişinin içinde bulunduğu camia, temizlik ve hijyen alışkanlığını belirleyici niteliktedir (2). Eve sadece barınak-sığınak ihtiyacı için bir ortam olarak değil; aile sağlığı açısından da olması gerekli hijyen ile sağlığın sürekliliğini sağlayacak birer alanlar olarak da davranmalıyız (5). Cam, çerçeve ve kapılar ayda bir temizlenmeli, ev içinde en çok temas edilen noktaların (kapı kolları, elektrik düğmeleri, sandalyelerin üst kısımları, musluk başları, masaların kıyıları, buzdolabının kulpu ve ön yüzü) uygun temizliği yapılmalıdır. Nevresim, çarşaf, yastık kılıfları, haftada bir kez mutlaka değiştirilmeli, halı ve koltuklarda sık temizlenmelidir. Temizlik ve hijyen için kullanacağımız temizlik ürünlerinin doğal, zararlı kimyasallar içermeyen, sağlığa zararlı olmayan ürünlerden seçilmesi aile sağlığı için yaşamsal önemdedir. Değişik kimyasallar içeren bazı ürünlerin ise, kullanım sonrasında eşyalarımızda kalıntı bırakmamasına özen göstermeliyiz (5).

Evde temel hijyen uygulamaları

Evin havalandırılması: Her gün sabah 10 dakika kadar eve temiz hava girmesi ve evin nem oranının oluşması açısından önemlidir. Odanın havası ne fazla nemli ne de çok aşırı kuru olmamalıdır, her ikisi de sağlığa zararlıdır. Havalandırılması/iklimlendirilmesi olumsuz ev, çocuk ve yaşlı sağlığını direkt etkileyecektir. Astım ve alerji nöbetlerini tetikleyecektir. Havanın çok kuru olması, üst solunum yolu enfeksiyonları ve yetmezliklerine, alerjilere, grip ve diğer viral enfeksiyonlara yol açabilecektir. Aşırı nemli atmosfer ise, soluk alma ve verme için uygun olmadığı gibi romatizmal yakınmalara da zemin oluşturmaktadır. İdeal ev nem oranı, % 40-50 arası olmalıdır. Fazlası ev küfleri ve maytları çoğaltır, çocuk ve yaşlılarda astım krizleri oluşabilir. Oda nemi %30 altı ise “kuru hava” olarak değerlendirilir, böyle durumlarda nemlendirme cihazı düşünülebilir. Ancak mümkünse ortamın havalandırılması daha sağlıklı ve ekonomik bir şekilde oda nemlenmesi sağlanabilir. Nemlendirme cihazlarının bakımı ve kontrolleri de ayrıca önemli ve gereklidir.

Tozla mücadele: Toz, hastalıklarda temel unsurdur. Hijyen için evin tozlarının da alınması gerekir. Yüzeydeki ve ortamdaki toz partikülleri, temiz nemli bir bez ile mümkünse her gün değilse haftada birkaç kez toparlanmalıdır. En çok tozu biriktiren ev eşyası perdedir. Perde, kirlenmesi beklenmeksizin tozlanması dikkate alınarak temizlenmelidir.

Mutfak Hijyeni: Bakteriler için en uygun çoğalma yeri mutfak ve banyo gibi ıslak zemin alanlarıdır ki buralar sıklıkla dezenfekte edilmelidir. Mutfak araç ve gereçlerinin konduğu mutfak dolaplarının temiz tutulması önemlidir. Bu dolaplarda uzun süredir kullanılmayan araçların, kullanım öncesi yıkanması gereklidir. Mutfaktaki hijyen için en önemli ve basit kural, yemek yapımı öncesi ellerin mutlaka sabunla yıkanmasıdır. Mutfaktaki en bakteri yoğun ürünler ise fırça, bulaşık süngerleri ve et kesme tahtasıdır.

Mutfakta Genel Hijyen Kuralları:

• Çiğ et ve tavuk ürünlerine temas eden ellerin 20 saniye sıcak su ve sabunla yıkanması gerekir. Kurulama kâğıt havluya olmalıdır.
• Saçların uzun kısımları bone/eşarp ile kapatılmalı, kesik/yaralar yara bandı ile kapatılmalıdır.
• Bulaşık bezleri/süngerler iyi temizlenmelidir.
• Çiğ etlerin hazırlanmasında kullanılan bıçaklar, diğer gıdaların kesilmesinde kullanılmamalıdır.
• Etteki -varsa- bakteri ancak 71ºC de pişirilerek yok edilebilir.
• Mutfak lavabosu klorlu su ile dezenfekte edilmelidir.
• Konser ve kapağı açmadan önce yıkanmalıdır.
• Buzdolabının içi de sık temizlenmelidir.

Mutfakta Kesme tahtasına dikkat!

Kesim tahtaları kolayca temizlenebilen pürüzsüz satıhlı olmalı, kullanım sonrası kesim tahtaları, tezgâhlar ve taslar, süzgeçler, bıçaklar ısıtılmış deterjanlı sularla temizlenmelidir. Kesim tahtaları; sebze meyveler için ayrı, çiğ et tavuk balık için farklı ve mümkünse ekmek tahtaları da farklı olmalıdır. Yüzeyleri pürüzsüz olan plastik, mermer, seramik kesim satıhları tercih edilmelidir.

Mutfakta El Hijyeni: Mutfakta hijyenin sağlanmasında ellerin temizliği de çok önemlidir. El temizliğinde ısıtılmış akıcı su ve antibakteriyel sabun kullanılarak, eller 20-30 saniye ovularak yıkanmalı, tırnakların altı ve parmak sırtları iyice yıkanması sağlanıp eller kâğıt havluyla kurulanmalıdır. Çiğ et yada tavuğa temas sonrası ellerle dokunulan sebze ve meyveler enfeksiyon bulaşına neden olabilir.

Okul, Kreş, Yurt Gibi Toplu Yaşanılan Mekânlarda Hijyen

Okul, kreş ve yurt gibi aynı anda çok sayıda öğrencinin çoğunlukla uygun olmayan koşullarda bir arada bulunmasından dolayı bulaşıcı hastalıkların görülmesi ve yayılması buralarda daha kolaydır. Okullarda su, hava, kapalı ortamları, çöp, oyun alanları vb. gibi unsurların hijyeni önem taşımaktadır. Bu tür toplu yaşanılan yerlerde enfeksiyon nedeni mikroorganizmalardan korunmak için alınması hijyene dair gereken önlemleri şöyle sıralayabiliriz:
• Yeterince temiz, sağlam ve çalışır durumda lavabo bulunmalı, tuvaletlerin temizliği rutin olarak sağlanmalı, temiz kullanım ile ilgili alışkanlık kazandırıcı eğitim verilmelidir.
• Tuvaletler havalandırılmalı, sürekli su bulunmalı, kanalizasyona akmalı, sıvı sabun, kâğıt havlu bulunmalı, periyodik kontrollerle eksikler hızla giderilmelidir. Temiz ve hijyenik olmalı, mutlaka ders aralarında temizlenmeli, kapalı tutulmalıdır. Temizliği dezenfektanlarla yapılmalıdır.
• Çöp kovası kapanabilir olmalı ve çöpler ayrıştırmalı sistem ile toplanmalıdır (kâğıt, cam vs. ayrı konteynırlarına).
• Öğrenciler tuvalet lavabolarından su içmemeli, uygun görülen yerlerde içme sebilleri konulmalı, periyodik temizlenmelidir.
• Koridor ve salonlarda günlük temizlik yapılmalı, ıslak paspas ile silinmelidir.
• Sınıflar, revir, spor salonu, laboratuvar ve atölyeler günlük temizlenmeli ve havalandırılmalıdır. Kapı kolu, musluk başlıkları, elektrik anahtarları, masa ve sıralar uygun dezenfektanlar ile mikroplardan arındırılmalıdır.
• Ayrıca buralardaki gıda satış reyonlarında da (kantin, vs.) Gıda güvenliği ve hijyeni açısından benzeri uygulama ve denetimler gerçekleşmelidir. Çalışan hijyeni sağlanmalı, gıda hazırlama, saklama ve sunuş biçimleri gıda güvenliğine uygun olmalıdır.

Spor Salonları ve Hijyen

Spor için tercih edilecek spor salonu dikkatle seçilmeli, kalitesi hijyeni ile ilintili düşünülmelidir. Kullanılan alet ve ekipmanların, duşların, tuvaletlerinin kalitesi kadar temizliği ve hijyen bakımı da önemlidir. Spor salonunda çalışan personelin de kişisel temizliği önemlidir. Salonlar iyi havalanmalı, ısı, nem ve kuruluk ayarları kontrol altında tutulmalıdır. Mantar enfeksiyon bulaşması spor ve yüzme alanlarında sıklıkla gözlenmektedir. Spordan önce ve sonra eller mutlaka yıkanmalı, havlu veya el kurutma makinesiyle iyice kurulanmalıdır. Bazen bir ıslak mendil bile hayat kurtarıcı olabilir, spor yapılacak aletlerde öncesinde nemli bir bez ya da bir ıslak mendil ile silinmelidir.

Sonuçta yaşanılan mekânları renklendiren bizler buralarda hayat sürecek diğer insanlara daha sağlıklı ortamlar sağlamak için bir şeyler yapmalı, insan mekân ilişkisinde ruh ve beden bütünlüğünü de dikkate alarak mekânları insanlığa konuşturmalıyız. “Temizlik imandandır” düsturunu benimsemiş olanlar için mekânlarda hijyen eğitimi “güneşi ceketin astarında kaybetmek” gibi bir şey olsa gerektir.

Kaynaklar

1) Telatar TG. El Hijyeni İle Enfeksiyonlar Arasındaki İlişki Ve Sağlık Çalışanlarında El Hijyeni. Güler Ç, Akın L. (Editörler). Halk Sağlığı Temel Bilgiler, Hacettepe Üniversitesi Yayınları, Ankara, 2006: 897-899.
2) Akın L, Özcebe H, Güler Ç. Kişisel Hijyen. Editörler: Akın L, Özcebe H, Haznedaroğlu D, Özbaş S, Serim H. İçinde: Adölesan Sağlığı ve Gelişimi Eğitici Eğitimi Rehberi Kitabı. 2002. 105-122.
3) http://www.evbilgi.com/ofis-temizligi-puf-noktalar/. (Erişim Tarihi: 15.01.2016)
4) Tunç M. Liseler İçin Sağlık Bilgisi. Ankara. 1999, 15-17.
5) https://ailecesaglik.com/kisisel-saglik/temizlik-hijyen/evimizde-temel-hijyen-kurallari/. (Erişim: 15.01.2016)
6) http://www.ogretmenlersitesi.com/haber/6380. (Erişim Tarihi: 15.01.2016)
7) http://www.kayseriehaber.com/spor-yaparken-temizlik-kurallari-makale,2589.html.(Erişim Tarihi: 15.01.2016).

 

SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi, Mart-Nisan-Mayıs 2016 tarihli 38.sayıda, sayfa 48-49'da yayımlanmıştır.

Bu yazı 1391 kez okundu

Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?