Gündem

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

Sağlık yapıları dosyası

SD Dergisi 39. sayısında “sağlık yapıları” konusu dosya yapıldı. Dosyada yer alan, Yrd. Doç. Dr. İlker Köse, Prof. Dr. Attila Dikbaş, Yrd. Doç. Dr. Pelin Karaçar, Yrd. Doç. Dr. Duygu Erten, Yrd. Doç. Dr. Aysun Ferrah Güner, Lokman Ayva, Melda Terlemez, Halis Kuralay, Yrd. Doç. Dr. Yiğit Beşlioğlu, Prof. Dr. Ayşe Zeynep Sözen, Banu Doğan, Didem Bahar, Melda Aydan, Yrd. Doç. Dr. Yasemin Soylu, Yrd. Doç. Dr. Berrak Karaca Şalgamcıoğlu, Zekeriya Çelik, Yrd. Doç. Dr. Gülhan Benli, Prof. Dr. Yüksel Altuntaş, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Tokaç’ın görüşlerinden bölümlere aşağıda yer veriyoruz.

Yrd. Doç. Dr. İlker Köse: “Bilgisayar mimarisi ve işletim sistemleri maliyet konusunda en titiz ve ince hesapların yapıldığı bir yerlerdir. Öyle ki ufak bir optimizasyon avantajı ile aynı performansı daha ucuza verebilen bir bilgisayar, rakiplerine göre önemli avantaj sağlayabilir. Sonuç olarak bilgisayar dünyasında optimizasyon her şeydir ve israfa yer yoktur. Dolayısıyla hastanelerimiz için bilgisayardan sadece mimari ve işletme ipuçlarını değil, bu kültürü de transfer edebiliriz.”

Prof. Dr. Attila Dikbaş: “Sağlıklı binalar üretmek veya binaların bizim sağlıklı yaşamamıza katkı sağlaması… İkisi de birbiriyle etkileşimli olan ve biri olmadan diğerinin amacına ulaşamayacağı kavramlar. 21. yüzyılın başında İngiltere ve Amerika’da ortaya çıkan “yeşil bina” kavramı ile son yıllarda özellikle “evde sağlık”, “kullanıcı odaklı mimari” ile gelişen çalışma alanları; barındığımız mekânların sağlıklı, doğal çevreyle uyumlu, kullanıcı ile etkileşimli olmasını hedeflemektedir.”

Yrd. Doç. Dr. Pelin Karaçar: “Disiplinler arası çalışmayla planlanan sağlık mekânları; içinde hasta bakım ünitelerinin yanı sıra hasta ve yakınları için botanik bahçeler, konferans salonları, spor imkânları olan, otel imkânı da sunan, dijital teknolojilerle donatılmış hizmet sunumunu kolaylaştıran planlama özellikleri sunmaktadır. Hasta varış zamanları, bekleme süreleri ve nihai sonuçlarını takip eden bilgisayar destekli planlama ve yönetim sistemlerini kullanarak hastaya doğrudan bir butik sağlık hizmeti sunma başlıca amaçtır. Bu amaç, aynı zamanda iyileştiren hastane fikrini destekleyen tasarım anlayışıdır.”

Yrd. Doç. Dr. Duygu Erten: “Enerji üretimi ve dağıtımı, bina otomasyonu, IT ve iletişim altyapısı, yeşil IT ve enerji verimli tıp teknoloji altyapısı kullanmak gerekmektedir. Bu nedenle aslında yeşil hastane kavramının genişletilip sürdürülebilirliğe yönelmesini diliyoruz. Çünkü hastane binalarının sadece yeşil olması yetmez.”

Yrd. Doç. Dr. Aysun Ferrah Güner: “Sağlık kurumlarının kalitesini yükseltmek ve “iyileştiren mimari” kapsamında sağlık yapılarının iyileştirme sürecine olumlu etkisini sağlamak, hasta-merkezli tasarımın yani hastaya ve zihinsel, bedensel, ruhsal vb. tüm gereksinimlerine öncelik veren tasarım yaklaşımının uygulanması ve kanıta dayalı tasarımın yani çevrenin hasta üzerinde kanıtlanmış etkilerini dikkate alarak bu standartların yeniden ve sürekli düzenlenmesi ile mümkün olacaktır.”

Lokman Ayva, Melda Terlemez: “Hastanelerimiz, evrensel tasarım ilkelerine uygun fakat yerel ve kültürel özellikleri ihmal etmeyen, bireylerin özgünlüklerini alabildiğince kapsayan bir mimari ile inşa edilmelidir. Bunun mümkün olmamasının önündeki engellerimiz; alışkanlıklarımız, düşünsel kalıplarımız, yeniliğin beraberinde getirdiği belirsizlikten ve riskten dolayı korkularımızdır. Hâlbuki hastane dışında uygulanan yöntemler ve teknolojiler, bize yeteri kadar güven verecek uygulamayı ve sonuçlarını barındırmaktadır. Hastanelerle ilgili bir algı değişikliği yapabilsek de hayatın akışına ara verilen yerler değil, hayatın tüm güzelliklerinin yaşanmaya devam ettiği yerler olsa hastanın iyileşmesi için daha iyi olmaz mı?”

Halis Kuralay: “İç mekânda aynı kat içinde yükseklik kot farklarının olmaması, şayet varsa uygun eğimde rampalarla giderilmiş olması gerekmektedir. Bir görme engellinin hastanelerde en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de sıramatiklerin seslendirilmesidir. Kılavuz yol adı verilen sarı şeritlerden ne kadar döşerseniz döşeyin, o yolun üzerinde nereye götürdüğü yazılı olmayacaktır. Bu sebeple hastanelerimizde işaret dili bilen personele şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır. Erişilebilirlik medeniyettir. Medeniyet, en önce sağlıkta lazımdır.”

Yrd. Doç. Dr. Yiğit Beşlioğlu: “Sağlık yapıları tasarımında esas alınması gereken ilkeler arasında özel koşullar ön plana çıkmakta, alışılmış tasarım kriterlerinin yanı sıra durumun gerektirdiği kısıt ve gereklilikleri karşılayan özel koşulların uygulanması gerekmektedir. Bu özel koşullar, sağlık yapıları tasarımında uzmanlık ve konuyla ilgili uzmanlarla bir arada yürütülecek bir araştırma sürecini gerekli kılmaktadır.”

Prof. Dr. Ayşe Zeynep Sözen: “Sağlık reformlarının amacına ulaşabilmesi; kuşkusuz sağlık yatırımlarının öngörülen kalite, süre ve maliyet hedefleri içinde gerçekleştirilebilmesine bağlıdır. Kamu-özel işbirlikleri, böyle bir arayışın neticesinde ortaya çıkmıştır. Kaynakların kısıtlı, zamanın değerli olduğu koşullar altında projelerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi kritik önem taşımaktadır. Sağlık yatırımlarının hedefleri açısından sektörün şöhreti kuşkusuz ürkütücüdür ve yeni arayışlar da bu nedenle kaçınılmazdır.”

Banu Doğan, Didem Bahar, Melda Aydan: “Şehir hastaneleri özelinde en çok üzerinde durulan konu hasta ve sağlık çalışanlarının konforu ve sağlık hizmetinin en doğru şekilde sunulabilmesidir. Sağlık yapılarında mimari, hasta sağlığı ve tıbbi gereklilikleri yerine getirme sorumluluğuyla maksimum düzeyde ilişkili şekillenmektedir. Bu hastanelere gelmesi beklenen binlerce hastanın sağlık hizmetlerinden en kolay yoldan en doğru biçimde yararlanması, bu yapıların mimari olarak doğru bir şekilde hazırlanmasına bağlıdır. Dünya çapında öncü olacak bu projelerde, gerek malzeme kullanımı gerekse işleyişin organize edilmesiyle, halkın sıklıkla başvurabileceği ve tek bir yerleşkede tüm hizmetleri kolayca alabileceği bir sağlık kompleksi oluşturmak projeye katkı koyan tüm paydaşların en büyük amacıdır.”

Yrd. Doç. Dr. Yasemin Soylu, Yrd. Doç. Dr. Berrak Karaca Şalgamcıoğlu: “Demografik-çevresel değişimler ve kaynaklardaki kısıtlar; daha iyi, daha düşük maliyetli ve daha başarılı sonuçlara ulaştıran hasta-hekim deneyimleri tasarlamayı zorunlu kılmaktadır. Böyle deneyimler ancak interdisipliner çalışmalarla tasarlanabilmektedir. Dünyadaki örneklere bakıldığında tıp, mühendislik, işletme ve tasarım gibi farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle tasarlanan hasta-hekim deneyimleri; kaynakların daha verimli kullanıldığı yenilikçi çözümleri barındırmaktadır. Ülkemizde ise bu türden işbirlikleri yaygın değildir. Tasarım eğitiminde disiplinler arası çalışmaların erken döneme taşınması ve medikal ürün ve hizmet tasarımı konusunda deneyimli tasarımcıların sayılarının artması ile beraber bu sorunun aşılması mümkün olacaktır.”

Zekeriya Çelik: “İş yeri kavramına ülkemizdeki çalışma hayatını düzenleyen mevzuat açısından baktığımızda geniş bir anlam yüklendiğini görürüz. 4857 sayılı iş kanununda ifade edilen şekliyle; “İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlarla işçinin birlikte örgütlendiği birime iş yeri denir. İşverenin iş yerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerlerle (iş yerine bağlı yerler) dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da iş yerinden sayılır.”

Yrd. Doç. Dr. Gülhan Benli: “Teorik tıp eğitimi ve sağlık hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü günümüzdeki uygulamalı tıp anlayışına benzer, eşsiz bir örnek olarak günümüzden 456 sene önce düşünülmüş, tasarlanmış ve uygulanmış Süleymaniye Darüşşifası, 16. yüzyılda tıp eğitimine ve insan sağlığına verilen önemin fiziki bir göstergesi olarak daha fazla incelenmesi gereken bir yapı olarak karşımızda durmaktadır.”

Prof. Dr. Yüksel Altuntaş: “Hamidiye Etfal Hastanesi, Osmanlı sultanı 2. Abdülhamid’in henüz 8 aylık bir bebekken difteriden ölen kızı Hatice Sultan hatırasına yaptırdığı ve ülkemizin uzman yetiştiren ilk kamu hastanesidir. Aynı zamanda ülkemizin ilk çocuk hastanesi, döneminin en modern hastanesi ve de Haseki Nisa Hastanesinden sonra pavyon tarzında yapılan ikinci hastanedir. En önemli özelliklerinden biri de kadın hekim çalıştıran ilk hastane olmasıdır.”

Yrd. Doç. Dr. Mahmut Tokaç: “Osmanlı Devleti’nde medrese tipi tıp eğitiminden modern tıp eğitimine geçişin, 14 Mart 1827 tarihinde başladığı kabul edilir. Sultan II. Mahmud döneminde Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağında açılan Tıphane ve Cerrahhane-i Amire isimli ilk modern tıp okulu, Yeniçeri Ocağı’nın yerine ihdas edilen Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adlı yeni orduya hekim yetiştirilmesi amacı ile kurulmuştur.”

18 EKİM 2016 Bu haber 585 kez okundu

Etiketler



Habere ait görsel bulunamamıştır.

Habere ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

Diğer Gündemler

TÜM HABERLER
  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?