Editörden

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

10. yılın arifesinde sağlık yapılarını yeniden düşünmek

Geçen sayımızda zaman ve mekânın hayatı tanımlayan iki ana unsur olduğundan söz etmiştik. Zaman irademiz dışında bizi içine alırken, içine hapsolduğumuz mekânı kendi gücümüzle şekillendiririz. Yani mekânımızı kurmanın sorumluluk alanımızda olması gerçeğinden kurtulamayız.

Algı dünyamızın ana ortamını oluşturan mekânın sağlık hizmet talebimize olan ilişkisi herhalde tartışılamayacak bir öneme haizdir. Öyleyse sağlık vadeden mekânların yani sağlık yapılarının tasarımı, insanoğlunun omuzlarına daha büyük bir sorumluluk olarak yüklenmektedir.

Son yıllarda “yeşil bina”, “evde sağlık”, “kullanıcı odaklı mimari”, “engelsiz bina” gibi kavramlarla kendini göstermeye çalışan mimari çaba bu sorumluluk anlayışının ürünü olsa gerektir. Bunlar ayrıca sağlığı önceleyen bir medeniyet tasavvurunun parçalarını oluşturmaktadır. Günümüzün sağlık yapılarının mimarisinde; iyileştiren mimari, disiplinler arası uğraşla yapılan tasarımlar, erişilebilirlik, sürdürülebilirliğin teminatı olan sağlıklı malzemelerin kullanıldığı, teknoloji destekli ve hayatın doğal akışını bozmadan hastayı iyileştirme özelliği gösteren tasarım yaklaşımları kendini göstermektedir. Hizmet alma süreçlerinin yönetiminde kolaylık sağlayan, tüm süreçlerin hasta lehine yönlendirilmesini temin eden, bunun için gerekli mekân ve alt yapıları bünyesinde bulunduran “iyileştiren hastane” anlayışı bu yaklaşımın ürünüdür. Modern teknoloji, gelişmiş yapı taşı ve malzeme çeşitliliği, sayısız iç donanım alternatifi son derece konforlu binaları kısa sürede hizmete sokmamıza imkân sağlamaktadır. Bu imkânlar ne yazık ki, inşa sürecinde ve devamında yapıya “insani unsur” kazandırmayı garanti altına alamamaktadır.

İnsanın yitirdiği sağlığını bulmak için kucağına sığındığı, en kırlgan anında kendisini içinde bulduğu, gölgesinde kederin sevince dönüşmesini umduğu hastaneler, sağlık yapıları olduğu kadar sağlıklı yapılar da olmak zorundadır.

Bu haliyle sağlık yapıların tasarımı, sağlık sisteminde önemli bir yapı taşı olarak yer alırken sağlık reformlarında da başat roller üstlenmektedir. Günümüz sağlık bina yatırımlarının ve bilhassa kamu-özel ortaklığı yoluyla inşa edilmekte olan entegre sağlık kampüslerinin böyle bir kaygı taşıyarak tasarlanmış olduğunu ümit ederiz.

Algımızı şekillendiren parametreler, imkânlar, kabuller ve anlayışların güdümünde bugünden yarına sağlık mekânlarında değişimler olmaya devam edecektir. Sağlık mimarisinin gündeminde yarının sağlık mekânlarının tasarım ve planlaması yer bulurken geçmişin haşmetini günümüze taşıyan mirasımıza da dönüp bakılması gerekmez mi? Bazı arayışlarımızın aslında mevcudiyetinden habersiz olamaz mıyız? Beş, altı asır öncesinin sağlık ve mekân tasavvurunu günümüze taşıyan II. Bayezid Külliyesine ve Süleymaniye Darüşşifasına bir de bu gözle bakarsak belki farklı şeyler görebiliriz. Bir cihan padişahının difteriden kaybettiği sekiz aylık bebeğine -Hatice Sultan- olan tutkusunu başka bebeklerin yitirilmemesi niyetiyle cisimleştirdiği Hamidiye Etfal Hastanesi tasarımında fiziki mekân ötesinde başka bir ruhun yansıdığının farkına varmak zor değildir.

SD’nin yeni sayısında sağlık yapıları konusunu masaya yatırdık. Sağlık yapılarını “sağlıklı yapılar”a devşirmeyi amaçlayan birbirinden kıymetli makalelere imza atan uzman yazarlarımız birikimlerini bizimle paylaştılar. 38. sayımızın dosya konusu olan “sağlık ve mekân”, bu sayımızdaki “sağlık yapıları” ile somutlaşmaktadır.

SD, dosya dışı yazı ve röportajlar noktasında da zengin bir içerikle selamlıyor sizi. TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Talip Alp ile yapılan röportajın dikkatinizi çekeceğini umuyoruz. Migrene “dişil maraz” tanımı ile farklı bir açıdan bakan, sağlık mesleklerinin geleceğini irdeleyen, aile hekimliğinde yeni model önerileri sunan, yaşlanma, ihtiyarlama ve doğal ölüm üzerine değerlendirmeler yapan çeşitli yazılar okuyucunun istifadesine sunuluyor; Osmanlı’nın Kudüs’e sağlık alanında hizmetleriyle tarih perdesi aralanıyor. Ayrıca bu sayımızda ilginç bir portre yazısıyla karşılaşacaksınız. 10. yaşına basmanın arifesinde olan SD, okurlarının okulu olmaya devam edecek.

Saygılarımızla

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?