Editörden

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş

Bilimsel araştırmalar ve yayınlarda nitelik artışına acil ihtiyaç var!

Ülkemizde yükseköğretimin her alanında nicelik açısından büyük gelişmelerin yaşandığı herkes tarafından ifade edilmektedir. Ancak nicelikle eş zamanlı yürümeyen nitelik, bu gelişmelerin oluşturduğu gurur ve sevinci ne yazık ki gölgelemektedir. Kalitenin mutlaka gerektiği alanların başında bilimsel araştırmalar gelmektedir. Bilimsel araştırmalarda “yüksek kaliteyi” sağlayamayan ülkelerin, geleceğin dünyasında inisiyatif alabilme, mensup olduğu medeniyetini geliştirip zenginleştirebilme, halkının refah ve huzurunu idame ettirebilme imkanı yoktur.

Sağlık alanında bilimsel yayınlarda dünya sıralamasında ekonomimize göre kısmen uygun olan yayın sayısı sıralaması, nitelik ölçütleri olan “yayın etki değeri” ve özellikle “yayın başına atıf” durumunda çok gerilerde olması sağlık alanı bilimsel yayınları için alarm verici noktada olunduğunu, pek çok yayının hiç atıf alamadığını göstermektedir. İlgili veriler, yayın kalitesinin yükseltilmesi amacıyla acil ve orta vadeli önlemlerin alınacağı bir kriz yönetimi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle akademik yükseltmelerde yayın sayısına değil, kalitesine yönelik ölçütler gecikmeden uygulamaya geçirilmelidir.

Ülkemizde bilimde kalıcı ve istikrarlı gelişme için okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime tedrici bir reforma olan ihtiyaç açıktır; öncelikle kaliteli öğretmen ve öğretim üyesi üzerine odaklanmak gerekmektedir.

Ezberden uzak, öğrenmeyi, irdelemeyi, soru sormayı, Türkçeyi ve günümüz için ihtiyaç haline gelen bir veya daha fazla yabancı dili üniversite eğitimi öncesinde yeterince öğrenmiş öğrencilerin devam edeceği üniversitelerde kazandırılacak bilim felsefesi ve araştırmacı anlayışı, lisansüstü eğitimle daha ileri taşınarak, “bilim iştahı artırılmalı” “yeni bir bilgi üretmenin verdiği paha biçilmez mutluluk tadını alan öğretim elemanları”nın akademik hayatta yükselebilmesinin yolu açılmalıdır.

Kaliteli öğretmenlerin elinde ülke genç nüfusu çok daha iyi eğitilmeli, öğrencilere “yenilikçi/üretici” yeterlilikleri kazandırılmalıdır. Bu kazanımlarla üniversiteye giren nesil tarafından, çevreye saygılı ve etik ölçütlerden taviz vermeyen bir bilimsel bakışla yapılacak yüksek kaliteli temel bilim araştırmaları, “çevrimsel/aktarımlı araştırmalar” ve klinik araştırmalar; milletimiz, İslam âlemi ve insanlığın yararına olacak, günümüz sorunlarının çözümüne katkı sağlayacaktır.

Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi (SD) bu sayısında bilimsel araştırmaların durumunu dosya konusu olarak seçip konunun ülke gündeminde daha yaygın şekilde tartışılmasını amaçladık. Bilimsel araştırmaların lokomotifi “araştırma üniversiteleri” olduğundan, bu konuyu iki dönem başarılı bir rektörlük görevinin ardından Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı görevini üstlenen Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur kaleme aldı. Bu yazıda, ülkemizde gelişmiş, ileri üniversitelere henüz ulaşılamamış olmasının temelinde, bilimi yeterince teşvik etmeyen, hatta belirli ölçülerde çalışanı engelleyen “sistem” sorununa vurgu yapılmakta, yurt dışındaki bilim adamlarından yeterince yararlanma, sanayi işbirliğini daha ileri taşımanın gereğine işaret edilmektedir.

Dosya dışında, büyük bir ilmi birikim ve tarihi tecrübeye sahip iki saygın hocamızla yapılan röportaj herkese rehber olacak tespitlerle dolu. Sağlık haberciliği, e-nabız, kadına şiddet, tıp tarihi, tıp felsefesi ve başka konulardaki yazıların da ilgiyle okunacağını düşünüyoruz.

SD Yayın Kurulu, yola çıkarken hedeflenen “sağlık alanında bir okul olabilme” hayalinin gerçekleşmesi yolunda çok önemli mesafeler kat edebilmiş olmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyor. SD’nin her sayısında, bir kitapçık olabilecek vasıftaki dosya yazıları dışında, sağlığın farklı alanlarına yer verilerek, sadece gündemi değil geleceği de tartışmak, strateji oluşturmaya imkân sağlamak amaçlanıyor. Dergi Yayın Kurulunun duygu ve heyecanına okuyucun misliyle karşılık vermesinin oluşturduğu “sinerji”, istikrarlı yayın çizgisinin devamına imkan sağlıyor.

Eğitim alanında her düzeyde yapılacak tedrici bir reformla, ülkemizin bilim adamları için bir “cazibe merkezi” haline gelmesini temenni ediyor, kararlı ve azimli bir şekilde yeni bir umutla ve yeni bir SD ile karşınızda olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?