Dergi

  • Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
  • Paylaş
Doç. Dr. Mustafa Taşdemir | Dr. Ömer Ataç

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1990 yılında mezun oldu. 1998’de halk sağlığı uzmanlığını tamamladı. 2001’de Marmara Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. 2008’de Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’na geçti. 2009 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. 2004-2005 yıllarında Sağlık Bakanlığı Ulusal Sağlık Akreditasyon Sistemi Yönlendirme Komitesi üyesi olarak çalıştı. 2008-2009 döneminde yaklaşık bir yıl süreyle Sağlık Bakanlığı’nda kıdemli eğitim ve araştırma koordinatörü olarak görev yaptı. 2012-214 yılları arasında İstanbul Halk Sağlığı Müdürü olarak görev yaptı. Halen Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.

1988 yılında Beypazarı’nda doğdu. 2005 yılında İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nden, 2012 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde göreve başladı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir. Halen İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü Aile Hekimliği İzleme ve Değerlendirme Şubesi’nde çalışmaktadır.

Demografi ve epidemiyoloji pencerelerinden 2023 ve ötesine bakış

Genellikle bu tür planlamalar ve değerlendirmeler 0’lı veya 5’li yıllar bazında yapılır. Ancak ülkeler ve kuruluşlar kendileri için önemli tarihleri de esas alabilirler. Cumhuriyet’in 100. yıldönümü olan 2023 ülkemiz için önemli bir tarihtir ve pek çok çalışmada referans alınmaktadır. İstanbul’un fethinin 600. yıldönümünün ve 1071 Malazgirt Zaferi’nin 1000. yıldönümünün de aynı şekilde değerlendirildiğine zaman zaman şahit olmaktayız. En yakın tarih olması hasebiyle 2023 gündeme daha sık gelmektedir. Biz de dergimizin bu sayısındaki diğer bazı yazılarda olduğu gibi daha ziyade 2023’e odaklanacağız.
Tahminler ve Projeksiyonlar
İngilizcedeki (estimate, prediction, prospect, projection gibi) pek çok kelime dilimizde “tahmin” ile karşılık buluyor. Biz burada yazımız bağlamında iki kavramı açıklamakla yetineceğiz: Örneklemden elde edilen verilerle evren değerine dair çıkarsamaya tahmin denilmektedir. Yani mesela Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması gibi, örneklemden toplanan verilere dayanarak evren (ülke, bölge vb.) değerini tayin etmek; daha doğrusu tahmin etmekten söz ediyoruz. Yaygın kullanımda, örneklem üzerinden bulunan değerler çoğu zaman tahmin kavramı kullanılmaksızın evrene ait değerler olarak sunulur; ama bunlar tahmindir. Projeksiyon ise, birtakım varsayımların gerçekleşmesi durumunda evrende/toplumda gelecekte ne gibi değişiklikler olacağı öngörüsüdür. Tahmin kavramının aksine, projeksiyon sıklıkla kullanılmaktadır. Bir başka önemli husus, tahminin geçmişe, projeksiyonun ise geleceğe dair olmasıdır. Her ikisi de çeşitli yöntemler ve formüller kullanılarak yapılır.
Demografik Projeksiyonlar
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023-2075 nüfus projeksiyonlarını yayımlamıştır. Nüfus projeksiyonları ülkelerin geleceğe dair politikalarını geliştirirken kullandıkları en önemli verilerdendir; adeta geleceğe giden karanlık yolu aydınlatan ışık gibidir.
TDH 2012’de 2,08’e gerilemiş, yani nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,1’in altına düşmüştür. Bebek ölüm hızının gerilemesi ve doğuşta beklenen hayat süresinin uzama­sı sonucunda yaşlı nüfus oranı artmaktadır. Böylece çalışma çağı nüfusunun (15-64 yaş) bakmakla yükümlü olduğu nüfus artacak ve üretken nüfus oranı azala­caktır. Bu durum, Onuncu Kalkınma Planı’nda (2014-2018) değerlendirilmiş ve nüfus politikalarıyla doğur­ganlık hızının artırılması ve yaşlanan nüfusa yönelik etkin ve uygun zamanlı politikaların geliştirilmesi ihtiyacı vurgulanmıştır. Bu çerçevede yapılacak işler “Genç ve dinamik nüfus yapısının ko­runması ve doğurganlıktaki hızlı düşüşün önüne geçilebilmesi için kadınlara yönelik iş ve aile yaşamını uyumlaştırıcı nitelikte uygu­lamalar ile çalışanlar için doğuma bağlı izin ve haklar geliştirilecek, kreşler teşvik edile­cek, esnek çalışma imkânları sağlanacaktır” şeklinde ifade edilmiştir. Plan’da ayrıca emeklilik ve sos­yal güvenlik sisteminde şimdiden gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, artan sağlık harcamalarının önümüzdeki dönemde sosyal güvenlik sistemi ve kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturabileceğinden bahisle, ilaç ve tıbbi malzeme üre­timine odaklanma, sağlık turizmini geliş­tirme gibi fırsat alanlarına dikkat çekilmiştir.
Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018)’nda TDH 2012 için TÜİK’e atfen 2,08; 2013 için ise “Onuncu Kalkınma Planı tahmini” açıklamasıyla 1,99 olarak verilmiştir. Oysa TÜİK’in Doğum İstatistikleri, 2013 Haber Bülteni’nde bunlar sırasıyla 2,09 ve 2,07 olarak yer almıştır. TNSA-2008 ve TNSA-2013’te ise TDH araştırma tarihinden önceki 1-36 aylık dönem için sırasıyla 2,16 ve 2,26 olarak verilmiş ve bu durumun Türkiye’de doğurganlıktaki azalma eğiliminin durduğunu gösterdiği değerlendirmesi yapılmıştır.
2023 sağlık hedefleri
Stratejik Plan (2013-2017)’da 2011’deki mevcut durum ile 2017 ve 2023 hedeflerine yer verilmiştir.
• 2023’ü diğer alanlar yanında sağlıkta da özel bir gayret ve heyecanla daha iyi noktalara ulaşabilmek için bu şekilde değerlendirmek anlamlı ve yararlıdır.
• Gerek Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı’nda gerekse Onuncu Kalkınma Planı’nda 2023 ve ötesi vizyonuyla sağlığı koruyucu ve geliştirici politika ve uygulamalara yer ve ağırlık verilmiş olması isabetli olmuştur. Bu durum sevindiricidir.
• “Hazırlık aşamasında” ve “mevcut durum analizi” ibarelerinin bulunduğu çoğu göstergelerde 2023 hedefinin maksimum düzeyde (%100 veya buna yakın) olması hedeflere ulaşılabilmesiyle ilgili kuşku doğurmaktadır.
• Genel olarak, yüzde 100 ve 0 gibi hedeflerin gerçekçiliği tartışmaya açıktır.
• Başlangıç verilerinin güvenilirliği 2023 (ve sonrası) hedeflerine ulaşma performansını değerlendirebilmek için önemlidir.
• Bebek ölüm hızı başta olmak üzere bazı göstergelere yönelik eleştiriler vardır. Bu eleştirilere cevap verebilecek yetkinlik ve deneyime sahip uzmanlar Bakanlık bünyesinde mevcuttur. Bu gibi tartışmalı durumlarda cevap / açıklama / değerlendirme için çalışma başlatılmalıdır. Hele de uluslararası bilimsel mecralarda ülkemize dair “olumlu” yayınlar çıktığında, bunların yalan/yanlış olduğunu yine aynı mecralarda dünyaya höyküren yurttaşlarınız varsa…
• Sağlık personelinin henüz izlenmeyen memnuniyet durumu için 2023 hedefinin %30 olması düşündürücüdür.
• Aile hekimliği çalışanlarının ülkemiz “sağlık tarihi”nde görülmemiş boyuttaki ve süreğen eylemlilik hali bu alandaki hedeflerin ulaşılabilirliği konusunda -en azından bugünlerde- kaygı doğurmaktadır.
• Mevcut yapı stokunun durumu dikkate alındığında “engelli bireylerin erişebileceği kamu sağlık kuruluşlarının oranı”nın yüzde 100 olması hedefi gerçekçi görünmemektedir.
• “Meslek hastalıkları tespit oranı” hedefi mevcut gidişat çerçevesinde yüksek görünmektedir.
• Kızamık insidansı hedefine ulaşılamaması ihtimali vardır. Bu durum yalnızca ülkemiz için değil, genel olarak tüm dünya için söz konusudur. İnsan hareketliliğinin gittikçe artması, ülkemize çeşitli nedenlerle kısa veya uzun süreli kitlesel nüfus akışı olması yanında ülkemizde ve başka ülkelerde aşısız kişilerin bulunması ve aşı karşıtlığının giderek yaygınlaşması risk faktörleri olarak zikredilebilir.
• Yukarıda hakkında not düştüklerimiz dışındaki göstergelerde hedeflerin genel olarak makul ve gerçekçi olduğunu söyleyebiliriz.

Sağlıkta İnsan Kaynakları (SAİK) 2023 Vizyonu belgesinde yer alan planlamalar TÜİK’in üç farklı nüfus projeksiyonu senaryosuyla uyumludur. Ancak 2050 ve 2075 için farklı nüfus senaryoları hazırlandığı gibi her bir senaryoya uygun SAİK çalışmaları da yapılmalıdır. Yani doğurganlığın ve dolayısıyla nüfus artış eğiliminin hızlandırılmasıyla sağlık insan gücü ihtiyacı artacaktır. Bunun planlaması da esnek olmalıdır. Yalnızca nüfusun büyüklüğü değil, yapısı da SAİK projeksiyonlarını ve hatta diğer girdi unsurlarına dair projeksiyonları etkileyecektir.

Kaynaklar

Doğum İstatistikleri (2013), Türkiye İstatistik Kurumu http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16048 (Erişim tarihi: 20.02.2015)

Faaliyet Raporu (2014), Sağlık Bakanlığı http://www.sgb.saglik.gov.tr/content/files/faaliyet_raporu_2014/faaliyet_raporu_2014/index.html (Erişim tarihi: 02.03.2015)

Nüfus Projeksiyonları (2013-2075), Türkiye İstatistik Kurumu http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15844 (Erişim tarihi: 20.02.2015)

Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018), Kalkınma Bakanlığı http://www.kalkinma.gov.tr/Lists/Yaynlar/Attachments/518/Onuncu%20Kalk%C4%B1nma%20Plan%C4%B1.pdf (Erişim tarihi: 20.02.2015)

Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 Vizyonu, Sağlık Bakanlığı http://ekutuphane.tusak.gov.tr/kitaplar/saglikta_insan_kaynaklari_2023_vizyonu.pdf (Erişim tarihi: 20.02.2015)

Stratejik Plan (2013-2017), Sağlık Bakanlığı http://www.sgb.saglik.gov.tr/content/files/stratejikplan20132017/index.html (Erişim tarihi: 20.02.2015)

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (2013), Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü http://www.hips.hacettepe.edu.tr/TNSA_2013_ana_rapor.pdf (Erişim tarihi: 20.02.2015)

SD (Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü) Dergisi, Mart-Nisan-Mayıs 2015 tarihli 34.sayıda, sayfa 20-23'te yayımlanmıştır.

27 NİSAN 2015
Bu yazı 1566 kez okundu

Etiketler



Sayı içeriğine ait yorum bulunamamıştır. Yorum yazabilmek için üye girişi yapınız

  • SON SAYI
  • KARİKATÜR
  • SÖYLEŞİ
  • Şehir hastaneleri hakkında düşünceniz nedir?